Sevgilim Beni Sikmek İstiyor

Geçtiğimiz Ağustos ayında sıcak bir öğle üzeriydi, karşıdan esen sıcak meltem saçlarımı savuruyor, az ilerimdeki inşaatın önündeki kum tepeciğinden aldığı kum tanelerini gözümün içine serpiştiriyordu. Bende bir yandan caddeden karşıya geçmeye çalışırken bir yandan da kum yüzünden yanan gözlerimi ovuşturuyordum. Sonra aniden sanki kafama balyozla şiddetle vurmuşlar gibi bir algılamanın arkasından her şey aniden etrafımda döndü ve adeta kuştüyü bir yatağın üzerine düşüyormuşum şeklinde acayip bir hisle kaldırıma düştüm.

Yanağım sert kaldırıma yapışmış şekilde bir ara gözlerimi araladığımda beyaz bir hanım ayakkabısının burnumun dibine kadar girdiğini fark ettim. Size enteresan gelecek fakat o vaziyetteyken yanıma gelen kadının parfüm kokusunu algılıyor, hatta parfümünün markası hakkında kafamda düşünceler bile oluşuyordu… sonrasında etrafımda koşuşmalar ve sesli mevzuşmalar duydum… son olarak hissettiğim şey ise bir arabanın içinin boğucu sıcaklığıydı.

Aradan ne kadar süre geçti bilmiyorum, gözlerimi açmış olduğumda ilk gördüğüm şey tepemde yuvarlak beyaz bir avizenin üzerinde çiftleşen iki tane kara sinekti. Sırtüstü yattığım yerden kafamı kaldırıp etrafa göz attığımda ise bir hastane odasında olduğumu fark ettim. Kafamdan çeşitli düşünceler geçiyor, buraya nasıl geldiğimi hatırlamaya çalışıyordum ki odanın kapısı sessiz bir şekilde açıldı. Ve içeriye bir afet-i devran girdi ki, benim babayiğit hasta halimizi umursamadan yerini yadırgayıp şöyle bir kafasını kaldırdı.

Hanım, 30-35 yaşlarında, sarı saçlı, yeşil gözlü, memeleri üzerindeki daracık body’sini delip geçecekmiş benzer biçimde duran balık etli muhteşem bir varlıktı. Bana: “Geçmiş olsun Metin bey, kendinizi iyi mi hissediyorsunuz?” derken bir yandan acıklı acıklı gözlerimin içine bakıyor bir taraftan üzerimdeki nevresimi düzeltmeye çalışıyordu. Belliki cebimdeki kimliğimi buldular diye düşündüm. Fakat bu güzel kadının hemşire olmadığı kılığından giysisinden her şeyinden belliydi. Ben yinede ihtiyatlı davranarak “doktor musunuz acaba?” diye sorunca, yüzünde şeker çalan ufak çocukların takındığı masum bir ifadeyle “Hayır.” diye cevap verdi ve izahat yapmaya devam etti: ‘Bir yere acil yetişmesi gerektiği için arabasıyla birazcık hızlı gittiğini, aniden karşısına ben çıkınca fren yaptığını ama bana vurmaktan kurtulamadığını, hastane harcamalarını peşin ösöylediğini, hiçbir yerimde kırık çıkık olmadığını, ertesi gün taburcu olabileceğimi’ uzun uzun anlattı.

Demek ki kaldırımda yatarken beyaz ayakkabısını görmüş olduğum bu kadındı. İlerleyen saatlerde ise sohbetimiz büsbütün koyulaştı, ‘Adının Aysun olduğunu, bir ithalat firmasının ortağı olduğunu, 12 yıllık evlilikten sonrasında eşinden geçen yıl boşanmış olduğunı, hiç çocukları olmadığını, ama sorunun kocasından kaynaklandığını, eski vekillerden olan babasının miras biraktığı büyük bir evde, kendisi gibi yeni boşanan çocukluk arkadaşı bir bayanla beraber yaşamış olduğunı…’ söylemiş oldu.

O anda aklıma, bana otomobiliyla vuran bu güzel hanıma, bir oyun oynamak geldi. (30 senedir İstanbul’da yaşamama rağmen) O’na ‘Aslen İzmirli olduğumu, İstanbul’a iş için geldiğimi, İstanbul’da hiç akrabam olmadığını, bana arabasıyla vurduğu gün İzmir’e gitmek için hazırlandığımı ama bu talihsiz kazanın gerçekleştiğini’ söyledim. Bana ‘Bu vaziyette İzmir’e gidip gidemeyeceğimi’ sorduğunda, “Hayır, olanaksız… gidemem. Ayakta duracak halim yok, birkaç gün bir otelde dinlenirim herhalde…” diye yanıt verince, beklediğim tepkiyi verdi ve bana “İstersen benim evde birkaç gün kalabilirsin. Ev çok büyük, bir sürü odası var.” dedi. Doğal olarak bu teklife balıklama atlamak bana yakışmazdı, birazcık nazdan tuzdan sonra razı oldum.

Ertesi gün Aysun hastanedeki odama, beni evine götürmek için geldiğinde, yanında birlikte yaşadığı dul arkadaşı Nihal’i de getirmişti. Aman tanrım o ne güzellikti… Aysun kadar iri memeleri olmasa da, mükemmel güzelliğe haiz bir poposu vardı. Angelina Jolly’e benzeyen yüzüne kısa siyah saçları o kadar yakışmıştı ki, gözlerimi alamıyordum. Otuz dakika sonra, iki güzel kadın birer koluma girip beni hastane koridorundan geçirirken, insanların kıskanç bakışları adeta beni delik deşik ediyordu.

Aysun’un kullandığı lüx otomobille, ortalama 45 dakikalık bir yolculuktan sonra, büyük bir demir kapı ve güzel bir bahçenin çevrelediği, eski konak biçimli, triplex bir yapının önüne geldik. İki fıstık derhal odamı hazırlayıp yatağımı yapmış oldular. Ve dikkatlice beni yatağıma yatırdılar. Benim telefonum kazada kırıldığından, gerektiğinde onları çağırabileyim diye, Aysun kendi cep telefonunu başucuma koydu. O andan itibaren tek planladığım şey, bu yavruları iyi mi sikebileceğimdi… Hastalığımı falan unutmuş, tüm benliğimi dayanılmaz bir sex arzusu kaplamıştı. Eve geldiğim gün vukuatsız geçti, üzerime o denli düşüyorlardı ki akşam yemeğimi bile yatağıma kadar getirmişlerdi.

Ertesi sabah ikisi de işlerine gidip evde bir tek kalmış olduğumda, akşama kadar, bu yavruları iyi mi edipte sikebileceğimi düşünüp kafa patlattım. Fakat sonunda dahiyane bir plan meydana getirmeye muvaffak oldum. Onlar gelmeden hemen üzerimi giyinip bir CD dükkanından Takashi Miike’nin ‘cevapsız Arama’ adlı filmini satın aldım. Ardından Aysun’un telefonuna kendi kartımı takıp, yakın bir dostumı aradım. Ona Aysun ve Nihal’in cep telefon numaralarını vererek, ‘Akşam saat 22:00’den sonrasında, her 45 dakikada bir, bu numaraları aramasını, kaba değil ama ürkütücü kelimeler kullanarak, telefona çıkanları korkutmasını…’ tembihledim. Geriye bir tek seksi dullar’ın eve gelmelerini beklemek kalıyordu.

Aysun ve Nihal akşam 20:00 gibi geldiler. Hemen yanıma gelip halimi hatırımı sorduktan sonra, ‘Duş alıp, yemek hazırlayacaklarını’ söylediler. Beni de salonda bir kanepeye alarak, “televizyon seyredersin…” dediler. “Sizde VCD Player varmı?” diye sorduğumda “Evet, var.” cevabını alınca, derin bir oh çektim. Onların duş almaları, yiyecek hazırlamaları ve yiyecek yememizin ardından saat 21:30 olmuştu. Elimi çabuk tutmalıyım diye düşündüm ve hanımlara ‘Bu gün evde çok bunaldığımı, biraz evin bahçesine çıktığımı, seyyar bir VCD satıcısı gördüğümü ve seyretmek için bir film satın almış olduğumı, ama sonra beraber seyrederiz diye vazgeçip akşamı beklediğimi’ söyledim.

Bunun üzerine Aysun elimdeki filmi alıp VCD Player’e taktı. Dostum her an telefonlardan birini arayabileceği için filmin başındaki reklamları seyredecek zaman yoktu. Derhal kalkıp VCD’yi ileri sardım ve film başladı. Daha önce filmi seyrettiğim için, filme değil, hanımların filme verdiği tepkilere dikkat ediyordum. İkiside tam filmin etkisine girmişlerdi ki Nihal’in telefonu çaldı. Telefonda neler mevzuşulduğunu bilmiyordum fakat Nihal’in yüzü şekilden şekle giriyordu. Ben ‘Neler olduğunu, neden endişelendiğini…’ sorunca, “Sapığın biridir mutlaka, önemli değil!” diye cevap verdi ve yeniden filme geri döndük.

Yarım saat sonra bu kezde Aysun’un telefonu çaldı. Aynı kaygı ve korkuyu Aysun’un yüzünde de görünce, planımın iyi işlediğini anlamıştım. Aysun ve Nihal’e ‘Telefonlarını kapatmalarını’ söylediğimde, ‘bütün eş arkadaş akraba ve iş bağlantılarının bu telefonların ucunda olduğunu, kapatamayacaklarını’ söylediklerinde, bende yangına körükle gidip “Haklısınız, her şey olabilir, dünya ile bağlantıyı kesmemek gerek…” deyiverdim. Film bittiğinde saat 24:00 civarıydı ve sexy dullar’ın yüzlerindeki endişeyide görebiliyordum. Sabah gene işe gitmeleri gerektiği için, fazla sohbet edemeden, ikisi de yatmak istediklerini söyleyip odalarına gittiler.

Doğal olarak bu arada telefonlara gelen çağrılar devam ediyordu. Peşinden ben de odama çekilip üzerimde ne var ne yok çıkartarak, çırılçıplak yatağıma yatıp olacakları beklemeye başladım. Aradan 45 dakika geçmişti ki, Aysun ve Nihal birlikte odamın kapısını çaldılar. ‘Telefonların devam ettiğini, ikisininde ayrı odaları bulunduğunu, önce beraber yatmaya karar verdiklerini ama yinede korktuklarını, bundan dolayı odama geldiklerini’ söylediklerinde hemen hemen luktan uçacaktım. Onlara ‘Bu gece aynı odada kalabileceğimizi, ben varken aslabirşeyden korkmamalarını’ iyice empoze ederken, odada başka yatacak yer olmadığı için ikisinide yatağa davet edip, ‘Bu gece yanımda emniyetle yatabileceklerini, çekinmelerine gerek olmadığını’ söyledim.

İki hanım, benim çıplak olduğumu fark etmeden, geldiler ve iki yanıma yattılar. Biraz sohbetten sonrasında ikisi de bana arkasını dönerek uyumaya koyuldu. Ama kıpırdanmalarından uyumakta zorlandıklarını anlayabiliyordum. Bana ilk yüzünü dönen Aysun oldu. Bende ona yüzümü döndüğümde, nefeslerimiz birbirine karışacak kadar yakınlaşmış, loş ışıkta birbirimizin gözlerine bakıyorduk.

Bir süre bu şekilde bakıştıktan sonra, ben yorganın altından yavaşca Aysunun elini tutup önce göğsüme koydum. Oradan yavaş yavaş aşağıya sikime doğru götürdüm. Demir şeklinde olmuş dimdik sikime eli değince birazcık tedirgin olup geri çekmek istedi. Elini bileğinden kuvvetlice tuttuğum için kurtulamadı ve daha fazla direnmedi. Küçücük, yumuşak elini taşaklarıma kadar indirdim. O’da daha çok dayanamamış olacak ki, kendini koyverdi ve hırsla taşaklarımı avuçlamaya, sikimi sıvazlamaya başladı. Dev gibi olmuş yarağımın ucundan sızan zevk sıvılarının Aysun’un eline bulaştığını hissedebiliyordum.

Sikimin okşanması beni deliye çevirmişti. Hemen Aysun’un güzel dudaklarına yumulup derin Fransız öpücükleri kondurmaya başladım. Azgınlar benzer biçimde öpüşürken bir taraftan da iri memelerini avuçluyor, ucunu parmaklarımla sertleştiriyordum. öteki tarafımızda Nihal aslabirşey olmamış gibi bize arkasını dönmüş yatıyordu. Fakat onunda uyanık olduğundan emindim. Aysun’un dudaklarından yavaş yavaş boynuna, oradan iri memelerine inip yalamaya başladım. Memelerinin misket benzer biçimde olmuş tatlı uçlarını akide şekeri şeklinde ağzımda eritiyor onu zevkten inletiyor ve kıvrandırıyordum.

Yavaşca daha aşağılara… göbeğine, oradan tatlı amına indim. Aysun’un balkutusu zevk sıvılarıyla sırılsıklam olmuş, alev alev yanıyordu. Daha çok engel olmaması için kalçalarına kadar indirdiğim mis kokulu külotunu, bir hamlede hoyratça çekip en ince yerinden koparttım. Artık Aysun’un kadın kokan tatlı amcığı ve çiçek şeklinde göt deliği dilime amade idi. Dilimi bir amına bir götüne sokuyordum, ağzıma burnuma Aysun’un zevk sıvıları bulaşıyordu, bende onları zevkle yutuyordum.

Ben Aysun’un amını götünü dillerken, yanıbaşımda arkası bizlere dönük yatan Nihal’in sol kolunun ritmik hareketler icra ettiğinı fark ettim. Tam olarak, yorganın altında ne meydana getirdiğinı göremiyordum fakat tahminim doğruysa mükemmel olacaktı. Aysun’un zevkten vıcık vıcık olmuş amını yalarken, sanki yanlışlıkla olmuş benzer biçimde, elimi Nihal’in ön tarafına doğru kaydırdığımda, elinin eşofmanının içinde olduğunu, O’nun da gizlice amını parmakladığını fark ettim. Dilimi Aysun’un amından çekerek, Nihal’i nazikçe sırtüstü çevirip bir hamlede eşofmanıyla beraber külotunu aşağı indirdim ve O’nun da zevkten sırılsıklam olmuş amını yalamaya başladım. Bir yandan parmağımla Aysun’un göt deliğine masaj yapıyor, bir yandan da Nihal’in buram buram sex kokan tatlı amını dilimle mest ediyordum…

İki azgın dul’un uzun zamandır yarağa hasret kaldıkları her hallerinden belliydi. İkisi de zevkten deliye dönmüş, tatlı tatlı inliyor, kalın ve damarlı yarağımı amlarına bir an önce sokmam için telepatik olarak yalvarıyorlardı. Sikimin keyfina ilk Aysun’a baktırmaya karar vererek, Nihali bırakıp Aysun’un bacak arasına geçtim. Kazık şeklinde olmuş dev gibi sikimi am deliğinin dudakları arasında birazcık gezdirdikten sonra sırılsıklam amcığına birden kökledim. Aysun’un derin bir “Ohhh…” çekip başını geriye atmasıyla beni belimden sıkıca yakalaması bir oldu. Yarağımı her kökleyişimde “Nihayet… nihayet…” diye çığlıklar atıyor, ateş şeklinde amcığıyla, koca sikimi, boşluk bırakmadan kavrıyordu.

Ayrıca Nihal dizlerinin üzerinde doğrulmuş, ben Aysunu sikerken, O’da boynumu ve kulağımı yalıyor, tatlı nefesiyle beni deliye çeviriyordu.

Az sonrasında Aysun sikimin altında sarsıla sarsıla boşalırken, “Kocammm… canım kocacığımmm…” diye, yüksek sesle çığlıklar atıyor, sanki sikimi am deliğinin içinde kırıp oradan hiç çıkarmak istemiyorcasına sert hareketler yapıyordu. Nihayet orgazm olup sakinleştiğini fark edince, zevk sıvılarına bulanmış sikimi Aysunun amından çekip, Nihal’i saçlarından tutarak yarağıma doğru yaklaştırdım. Nihal yarağımı sanki yüksek devirli bir elektrik süpürgesi şeklinde emiyor, ağzına her sokuşunda sanki içimden bir şeyler kopuyormuş hissi veriyordu…

Azgın dul Nihal’i yaraktan daha fazla yoksun etmeye hakkım olmadığını düşünüp, arkasını çevirip domalttım. Am deliğinin zevkten kabarmış dudakları, arkasından taşak şeklinde çıkmış, içine girmesi için adeta sikime yalvarıyordu. Karşımdaki arzulu ve sikilmeye hazır amcığı daha fazla bekletmedim. Zevkten kazık benzer biçimde dikelip, kafası hanım yumruğu gibi kocaman olmuş yarağımı Nihal’in uzun süredir yarak girmeyen amına dayayıp, taşaklarıma kadar kökledim. Nihal zevkten adeta kudurmuş, ben amına kökledikçe kafasını sağa sola sallıyor, bir eliyle de aşağıdan taşaklarımı avuçlamış canımı acıtıyordu. Azca sonrasında Nihal de kalınca yarağımın verdiği sonsuz hazza boyun eğip çığlıklar atarak boşalıp rahatladı…

fakat benim azman, azgın dullar’ı sikmeye doymuyordu. Bu kere Nihal’i bırakıp yine Aysun’a döndüm. O’nu yüzükoyun yatırıp göbeğinin altına iki tane de yastık koyarak poposunu yükseltince, kara incisi bütün görkemıyla hizmetime girdi. Derhal eğilip misler gibi göt deliğini dilimle yumuşatıp yarağıma hazırlamaya başladım. Göt deliğinin iyice yumuşayıp kendini bıraktığından emin olduktan sonra, hala sikmeye doymayan yarağımı muhteşem kara incisine dayayıp yavaşca kafasını içeri soktum… Azgın dul, sikimi götünden çıkarmam için yalvarıyor, acıyla karışık zevk çığlıkları atıyordu. O’nun çığlıklarına aldırmayıp sikimi köküne kadar götüne soktum. Gidip geldikçe deliğini kasmayı bırakıp, kızışmış azgın bir kısrak şeklinde altımda dans etmeye başladı…

Ben Aysun’un götünü sikerken Nihal de boş durmuyordu. Arkama geçmiş popomu yalıyor, küçük ısırıklar atarak beni kudurtuyordu. Anlamış oldum ki daha yarağa doymamıştı esmer güzeli azgın dul. Bir taraftan Aysun’un daracık götünü sikerken bir taraftan elimi arkaya atıp Nihal’in kısa saçlarını elde ettim ve kendime çekip alev şeklinde yanan dolgun dudaklarını emmeye başladım. Sonra bacakları arasına Aysun’un sırtı gelecek şekilde, önümde domaltıp, O’nun da göt deliğini doya doya yalamaya, sikim için ideal duruma getirmeye başladım. Göt deliğine her darbe atışımda poposunu yüzüme daha çok bastırıyor, amından sızan zevk sıvılarını çeneme bulaştırıyordu. Ben de zaman vakit dilimi götünden çekip salgıladığı sıvıları zevkle yalayıp yutuyordum.

Aysun’un orgazm olduğunu, artık poposunu altımda yılan benzer biçimde kıvrandırmamasından anladım. Ve sikimi, vantuz gibi kavrayan sıcak götünden çekip, onun sırtında bana domalmış duran Nihal’in götüne dayadım. Yarağımı, Nihal’in daracık fakat istekli götüne, yavaş yavaş sokarken, Aysun benzer biçimde çıkarmam için yalvarmıyor, aksine daha da köklemem için poposunu sikime doğru bastırıyordu. Nihal’in güzel götünü Aysun’un sırtında otuz dakika kadar siktikten sonra, artık takatımın kalmadığını, döllerimin dışarı çıkmak için sikimin sınırlarını zorladığını hissedince, kendimi orgazm olmaya şartlandırdım.

Nihalin sıcacık ve dar götünü birazcık daha siktikten sonrasında, sikimi çıkarıp, Nihal’i ve Aysun’u yan yana sırtüstü yatırarak, ben de üzerlerinde ayağa kalktım. Patlamak üzere olan sikimi birkaç saniye elimle sıvazladıktan sonra yarağımın kafasını, yan yana yatan Aysun ve Nihal’in yüzüne doğru eğerek şiddetle boşaldım. Spermlerim sikimin ucundan öyle tazyikli ve bolca çıkıyorlardı ki, döllerimi azgın dullar’ın yüzüne itfaiye hortumuyla fışkırtır benzer biçimde fışkırtıyordum… Onlar da zevkle döllerimi yalayıp yutuyor, şifalı bir iksir benzer biçimde elleriyle memelerine ve yüzlerine sürüyorlardı…

beraber yaşadığımız bu mükemmel hazzın arkasından, azgın dullar’ın ortalarına uzanıp, iki koluma da onları yatırdım. Bir yandan saçlarını öpüp kokluyor, bir taraftan da en baştan beri planladığım muzipliklerimi anlatıyordum. Her ikisinden de tek kelime tepki almayınca bu maceranın onların da çok hoşuna gittiğini sezinleyerek rahat bir nefes alıp rahatladım. Azgın dullar’ın beni affettiklerinin en belirgin kanıtlamaı da, ertesi gün ikisinin de işe gitmeyip sex partimize kalmış olduğumız yerden devam etmemizdi.

1 Yorum “Sevgilim Beni Sikmek İstiyor”

  1. BEN OKAN-531-619-12-65-İSTANBULDA CİDDİ REEL GÜRÜŞMEK İSTİYEN 25 VE 50 YAŞ ARASI EVLİ DUL KİLOLU ŞİŞMAN TOMBUL MATURE MİLF OLGUN BAYANLARI BEKLERİM BEŞYÜZOTUZBİR ALTIYÜZONDOKUZ ONİKİ ATMIŞBEŞ GÜVEN VE GİZLİLİK ŞART 05316191265 NO ÖZELE AÇIK TERCİHİM İSTANBUL NOT:TEKİM 25 VE 50 YAŞ ARASI EVLİÇİFTLERE DENEYİMLİ AKTİF OLARAK EŞLİK EDERİM 531 619 12 65 NO ÖZELE AÇIK GÜVEN VE GİZLİLİK ŞART BEŞYÜZOTUZBİR ALTIYÜZONDOKUZ ONİKİ ATMIŞBEŞ LÜTFEN CİDDİ GÜRÜŞMEK İSTİYENLER ARASIN (GEY VE PASİFLER RAHATSIZ ETMESİNLER) SAYGILARIMLA OKAN BEN 5316191265 NO ÖZELE AÇIK [email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sex hikayeleri seks hikayesi seks hikayeleri erotik hikayeler erotik hikaye 31 seks hikayeleri artvin escort porno hikayeleri sikiş hikayeleri türkçe sex uzun sex hikayeleri mersin escort mardin escort manisa escort kayseri escort bodrum escort kars escort artvin escort rize escort konya escort aydın escort antalya escort escort ankara kızılay escort ankara escort izmir escort antalya escort izmit escort sakarya escort istanbul escort bayan izmit escort bodrum escort konya escort ankara escort porno bodrum escort bursa escort bayan mavişehir eskortlar porno izle porno