Şebnem’i İnlettik

Şebnem sakin bir sesle konuşmaya başladı: “Senle telefonda söylediktan sonra yanıma geldi. yine sırnaşıp ellemeye çalıştı. Beni çok beğendiğini, çok hoş olduğumu, benimle beraber olmak istediğini söyledi. İtiraz ettiğimde (İstersem seni zorla sikerim, hiçbir şey yapamazsın bana. Benim us hastanesinden 46’lı raporum bulunuyor. Hem çok param, geniş etrafım bulunuyor. Olan senle kocana olur. Ya dediğimi yaparsın, Veyahut Derhal bugün kovarım sizi!) dedi…” deyince, “E ne oldu peki, sen ne dedin?” diye sordum. Vücudumdaki Tüm kan çekilmişti adeta. Kalbim güm güm atıyordu.

Şebnem duraklayarak, “Kendimi siktirmedim elbette!” söylüyor söyledi. “Siktirmedin de ne oldu, söylesene be!” dedim yine kollarından sıkıca tutup sarsarak. Ağlamaklı bir sesle, “Sikini ağzıma aldım…” dediğinde öfkeyle bir tokat attım suratına. Yatağın üstüne Çehre üstü düştü. henüz Çok vurmak istesem de yapamadım. Yavaşça doğrulup kalktı.

Şebnem’ye, “Tamam, bitti. Toparlan gidiyoruz hemen!” dediğimde, “Nereye gidiyoruz? Gidecek bir yerimiz mi bulunuyor? Evimiz mi bulunuyor bizim Tahsin? Senelerdir çadırlarda, barakalarda yatıp kalktık. 3 bavul eşyamızdan Diğer neyimiz bulunuyor? Ablamın yanına gitsek ne kadar kalacağız orada? Seninkiler desen açlıktan nefesleri kokuyor. Bizim gidecek bir yerimiz yok Tahsin, anlasana… Çaresiziz biz, yerimiz yurdumuz yok. İş bulursak çalışıyoruz, bulamazsak ne olacak? Ekmek verenimiz bulunuyor mı? Varlıklı dayımız mı bulunuyor bizim?” diye söyledi ağlaya ağlaya.

Dediklerinin hepsi doğruydu. Karı koca ikimiz de aç ve çıplaktık. Onca Sene ırgatlık yapmış lakin bir hane dahi alamamıştık. Onun bunun yanında sürünüp duruyorduk. Ne olacağımız da belli değildi. Bu Amel bizim için şanstı, lakin böyle bir şeyle yeniden karşılaşmak çok koydu. Senelerce çalıştığımız yerlerde Amel sahipleri Veyahut kahyaların tehditleri, baskıları bizi yıldırmıştı. Başa çıkabilmek için Şebnem kendini ellemelerine destur vermişti. Şimdi yine özdeş şeyle karşılaşıyorduk. Üstelik adam ellemekle yetinmeyip sikmek istiyordu Şebnem’yi.

Şebnem, “Ben bir yere gitmiyorum, sen gitmek istersen git!” diye söyledi ayağa kalkıp. “Ne başka bir deyişle, adamın seni sikmesine destur mi vereceksin?” dediğimde, “Bu işi kaybetmemek için, değil amımı, her şeyimi veririm!” diye söyledi. Gözleri ateş saçıyordu. İnatçı bir kadındı Şebnem. Beni dinlemeyeceğini biliyordum. “Sen orospuluğa meraklısın güzelim, işi kaybetmek filan bahane!” dedikten sonra çıktım odadan.

Merdivenlerden hızla indim. Bahçeye çıkıp en uca kadar gittim. Oturdum, sırtımı bahçe duvarına dayayıp bir sigara yaktım. Sinirimden birkaç sigarayı üst üste içtim. Sakin kalmak istesem de yapamıyordum. Alkol içip sarhoş olmak istedim. lakin yakınlarda içki alabileceğim bir yer yoktu. Her şeye kargış ettim.

Derken ileriden Meliha Hanımın bana doğru geldiğini gördüm. Kalktım, üstümü başımı toplarken yanıma geldi. özdeş kıyafetleri vardı üstünde. “Baktım lakin ön tarafta yoktun. Bir şey mi oldu, bir şeye mi kızdın?” diye sorunca, “Yok, Şebnem ile tartıştık biraz…” dedim. Gülerek, “Olur evliliklerde, abes ver üzülme!” diye söyledi. Bana doğru birkaç ismim henüz atıp, “Giymemişsin gömleği?” diye söyledi gülümseyerek. Yaşadıklarımın arasında gömleği çoktan unutmuştum. “Çalışırken kirlenmesin diye giymedim…” dedim yalandan. “Olsun, kirlensin, yenisini alırız. Senden henüz mı kıymetli!” diye söyledi nazikçe. Kocası karımı sikmek istiyor kendisi de bana yazılıyordu. yabansı bir durumdu bu. Kocasının niyetinden haberi bulunuyor mıydı acep?

“Şimdi ne yapacaksın?” diye sordu. “Şu otlar büyümüş, biraz onları temizleyeyim…” dediğimde, “İyi olur. lakin acelesi bulunuyor mı? Sonra yapsan olmaz mı?” diye söyledi. Kadının imalı bakışları vardı. Bu bakışları ve ses tonuyla bir şeyler anlatmaya çalışıyordu adeta. Benden bir ismim atmamı bekliyordu. lakin cesaret edemiyordum. Meliha Hanım benden henüz yürekli çıktı. “Şöyle gelsene!” diyerek villanın geri tarafındaki kısma doğru yürüdü. Ufak deponun önüne kadar gitti, ben de peşinden gidiyordum.

Deponun kapısı açıktı, içeriye göz gezdirdikten sonra, “Gel!” diye söyledi eliyle işaret ederek. Heyecanlandığım vakitlerde olduğu gibi kalbim güm güm atmaya başladı. Yanına gittiğimde içeri girdi. Öylece durduğumu görünce, “Girsene, ne bekliyorsun?” diye söyledi elini uzatıp. İçeri girdim. Malzemelerin bir bölümü bahçede olduğundan içerisi abes kalmıştı. Kapıdan ve pencere boşluğundan vuran ışığın etkisiyle loş bir aydınlık vardı depoda.

Ellerimi tutup yanağımdan öptü yavaşça. “Senden hoşlandığımı görmüyor musun?” diye söyledi fısıltıyla. Ne yapacağımı, söyleyeceğimi bilemedim. Meliha Hanım yeniden yanağımı öptükten sonra, “Kocan görürse ne olacak?” dedim. “Yatıyor o şimdi, görmez. daireden dışarı çıktığı yok zati, korkma!” diye söyledi sakince. yine yanağıma öpücük kondururken, “Öyle durma, yoksa benden hoşlanmadın mı?” diye söyledi. “Şey, hoşlandım, lakin ne bileyim. başka bir deyişle senin gibi bir kadının benimle ne işi olur ki?” dedim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sex hikayeleri seks hikayesi seks hikayeleri erotik hikayeler erotik hikaye 31 seks hikayeleri artvin escort porno hikayeleri sikiş hikayeleri türkçe sex uzun sex hikayeleri mersin escort mardin escort manisa escort kayseri escort bodrum escort kars escort artvin escort rize escort konya escort aydın escort antalya escort escort ankara kızılay escort ankara escort izmir escort antalya escort izmit escort sakarya escort istanbul escort bayan izmit escort bodrum escort konya escort ankara escort porno bodrum escort bursa escort bayan mavişehir eskortlar porno izle porno