Köyde Döşekte Karımı Siktim

Döşek odaları evin en büyük odasıydı. yalnızca Döşek ve gardırop yoktu içerde. Bahçeye bakan camın önünde iki Adet Ufak tekli koltuk, ortalarında da bir sehpa vardı. Yatağın Taraf tarafında ise Döşek olabilen çift bir koltuk duruyordu. Odanın geri tarafında Ufak bir giyinme odası ile büyük bir banyo vardı Ayrı olarak. Büyük banyoda hem duşakabin hatta jakuzili bir küvet vardı.

Necla Hanım çift koltuğun sağ köşesinde oturuyordu. Bacak bacak üstüne atmış, dirseğini koltuğun koluna dayamış, yüzünü de eliyle kapatmıştı. hakkı oğlan Derhal yanında oturuyordu. Necla Hanım hiç istifini bozmadı, özdeş şekilde oturmaya sürek etti. hakkı oğlan ayağa kalkıp camın önündeki koltukları gösterdi oturmam için. Karşı karşıya tekli koltuklara oturduk, Necla Hanım arkamızda kalmıştı.

50 yaşında, saçları gibi badem bıyığı da kırlaşmış, zayıf bir adamdı hakkı oğlan. Sol elini dizimin üstüne koyup, “beni affediyorum!” gergin söyledi gülümseyerek. Ne gerginceğimi bilemiyordum. Elini dizimin üstünde tutup bacağımı okşar gibi yaptı. Sonra da kulağıma eğilip fısıltıyla, “Hoşuna gitti mi?” gergin söyledi. Adamın normal olmadığı belliydi. Ben sessiz kalınca özdeş soruyu tekrarladı. O vakit fısıltıyla, “Evet!” gerginbildim.

“Güzel!” gergin söyledi elini çekip koltuğunda geriye yaslanarak. Parmaklarını birleştirip bir müddet bana baktı gözünü kırpmadan. Süklüm püklüm oturuyordum. O Lahza karıma yaptıklarını söyleyecek cesareti bulamadım kendimde. Hanife’nin gösterdiği tepk**en sonra söylememin de manası kalmamıştı zati.

Yeniden öne doğru eğildi, elini dizime koydu tekrar. “Karın size bir şeyler anlattı mı?” gergin sordu. Başımı salladığımda, “Güzel!” gergin söyledi tekrar. Derhal hemen peşinden da, “Ben de karından hoşnut kaldım!” gergin söyledi. Hiç de İçten gelmeyen gülümsemesi vardı yüzünde bunu söylerken. Biraz henüz öne doğru eğildi, elimi tutup, “O vakit ben benin karını, sizler de benim karımı, anladın mı?” deyince kalbim küt küt atmaya başladı. Adamın sözleri karşısında bir Lahza bayılacağımı sandım. “Ne diyorsunuz siz?” dediğimde, “Anlamadın mı yoksa?” gergin söyledi bedel olarak.

“Yok, anladım, ama…” deyince, sözümü kesip, “Aması ne, Aleni açık söylüyorum işte. Sen benim karımı, ben de beninkini!” gergin söyledi eliyle de ‘sikmek’ anlamındaki herkesin bildiği hareketi yaparak. “Siz ağırbaşlı misiniz?” dediğimdeyse sorum onu rahatsız etmişe benziyordu. Sesini çıkartmadı. Onun adına geriye dönüp Katı bir sesle, “Necla!” gergin söyledi. Necla Hanım özdeş şekilde oturmaya sürek ediyordu o vakte kadar. Kocasının seslenmesiyle kalkıp yanına geldi. Ayakta duruyordu. Bana bakmıyordu, kızarmıştı yüzü.

hakkı oğlan başıyla bir Devinim yapınca, pardesü ve eteğini kaldırdı yukarı. Ufak depoda yarı aydınlık yarı karanlık bir ortamda kesin göremediğim şey şimdi Aleni açık karşımdaydı. Necla Hanımın süt gibi ak kalçaları, tertemiz tıraşlı amı önümde duruyordu. Görmeden siktiğim amı yeğni kahverengi etli ve büyük dudaklara sahipti. Tüyden kıldan yana hiçbir şey yoktu bacaklarında ve kalçalarında. Dizlerinin altına gelen ince Kara çoraplar vardı ayağında.

hakkı oğlan yeniden bir işaret yapınca çevresinde döndü. Şimdi götü karşımdaydı. Dolgun, ak göt yanakları iki yana ayrılmış gibiydi. Ortasında Kara derin bir yarık vardı. Yarağım sertleşmeye başlamıştı. hakkı oğlan karısının götünü avuçladı gülerek. hemen peşinden da Katı bir tokat attı götüne. Necla Hanımın göt yanakları titredi bu tokatla, içerisi çınladı resmen. fakat kadından Biricik bir ses çıkmadı. “Geç otur!” gergin söyledi hakkı oğlan. Necla Hanım ellerini çekti, pardesü ve eteği aşağı inerken özdeş şekilde çift koltuğa oturdu.

hakkı oğlan bacak bacak üstüne atıp, “Bu güzelliğin tadına doya doya varmak istiyorsan, sizler de karınla konuş, onu ikna et, ikna etmekte zorlanacağını sanmıyorum zaten!” gergin söyledi. Ne gerginceğimi şaşırmıştım. Adam Hanife’yi sikecek, karşılığında ben de karısını sikecektim. Görüntüleri, yaşamları ile bu kadar Karşıt birilerini ilk kez görüyordum.

sonrasın da bir şey demeden yerinden kalktı. Yatağın yanındaki çekmeceyi açtı. Oradan bir miktar Nakit alıp bana uzattı. “Al, bu benin. henüz fazlasını istiyorsan dediğimi yaparsın. Yapmazsan pılınızı pırtınızı toplayın siktirin gidin!” gergin söyledi Katı bir sesle.

Parayı alıp Biricik sözcük etmeden çıktım dışarı. Hanife mutfaktaydı. Allak bullak halimi görünce, “Ne oldu?” gergin söyledi telaşla. Derhal hemen peşinden da, “Yoksa kovdular mı bizi?” gergin söyledi sinirli fakat ağlamaklı bir sesle. “Yok, kovmadılar!” dediğimde, “Ne oldu o vakit, söylesene!” gergin söyledi kolumu tutup. “Gel biraz, konuşalım beninle!” gerginrek bahçeye çıkmasını istedim. Hanife peşimden bahçeye geldi, ağaçların arasında bir yere kadar yürüdüm. Bizi görmelerini, duymalarını istemiyordum.

Yanıma gelip, “Ne oldu be, Çılgın misin, söylesene!” gergin söyledi. Cebimden parayı çıkarıp uzattım. Alıp saydı keyifle. 1000 liraydı. “Nerden aldın bunu?” gergin sorunca, “hakkı oğlan verdi!” dedim. “Niye, ne için?” gergin sordu merakla. Nasıl söylesem, nasıl söylesem gergin henüz Çok uzatmamın bir gereği yoktu. Pat gergin gerçeği söylemek en iyisiydi. “beni sikmek istiyormuş, onun için verdi!” dediğimde ağzı Aleni halde bakakaldı.

Derin bir soluk alıp, “Onun için verdi, beni sikmek istediğini söyledi, onun için çağırmış yanına!” dediğimde, “Tövbe tövbe, bu nasıl bir adammış böyle?” gergin söyledi. Ancak elindeki Nakit onu Mesut etmişti. “Sen ne dedin?” gergin sordu. Bir sigara yaktım, birkaç soluk çektikten sonra, “Söylesene, sen ne yanıt verdin?” gergin yeniden sordu. “Bir şey demedim. Sen zati kararını vermişsin, ne yapıyorsan yap!” dediğimde Ufak bir şaşkınlık yaşadı.

fakat basitçe geçti şaşkınlığı. “Elbet ya, ben biliyorum ne yapacağımı. size kalsa açlıktan nefesimiz kokacak!” gergin söyledi. Kendini hakkı Beye siktirmeyi kafasına koymuştu bir kere. Ben ne desem de bunu yapacaktı. Onu sevdiği, beğendiği için değildi elbette, Nakit için yapacaktı bunu.

“Ama Diğer bir şey henüz var…” dediğimde, “Neymiş?” gergin söyledi. Parça parça konuşmam onu kızdırdı. Omzuma vurup, “Konuşsana be, dilini mi yuttun?” deyince, Ben de onun karısını sikecekmişim!” dedim. Hanife’nin yüzü yabansı bir çözüm, durum aldı. Kekeleyerek, “Ne dedin?” gergin sordu. Anlamamıştı adeta. “Ben de onun karısını sikecekmişim bedel olarak. O beni sikecek, ben de Necla Hanımı. şayet kabul ediyorsanız edin, yoksa siktirin gidin gergin söyledi bana. Şartı buymuş!” dediğimde Hanife bir elini ağzına götürdü.

“Sen ne dedin?” gergin sordu. “Bir şey demedim, fakat kabul etmeyip de ne yapacağız?” dediğimde, “beni parçalarım vallahi, öyle bir şey yaparsan beni gebertirim!” gergin söyledi. Kendisinin adamla sikişmesinde Mesele yoktu, fakat benim kadınla sikişmeme gelince delirdi. Koluma sertçe vurup, “beni gebertirim öyle bir şey yaparsan!” gergin söyledi Gene.

Ona Necla Hanımı sikerken yakalandığımızı söyleyemezdim. Bunu bilmemesi en iyisiydi. “Geri zekalı, anlamadın herhalde? Adam yalnızca beni sikmek istemiyor. Benim de karısını sikmemi istiyor. Yoksa diyor, siktirin gidin. Anlamıyor musun, kafan basmıyor mu?” dedim öfkeyle. Sinirden deliye dönmüştü. Elindeki parayı sıkı sıkı tutuyordu. Öyle ki, (İstemiyorum, buradan gidelim!) gerginceğini sandım, fakat yanıldım. “Bana bak, o karıya takıldığını, aklının gittiğini görmeyecem, öyle bir şey olursa beni gebertirim!” gergin söyledi dişlerini sıkarak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sex hikayeleri seks hikayesi seks hikayeleri erotik hikayeler erotik hikaye 31 seks hikayeleri artvin escort porno hikayeleri sikiş hikayeleri türkçe sex uzun sex hikayeleri mersin escort mardin escort manisa escort kayseri escort bodrum escort kars escort artvin escort rize escort konya escort aydın escort antalya escort escort ankara kızılay escort ankara escort izmir escort antalya escort izmit escort sakarya escort istanbul escort bayan izmit escort bodrum escort konya escort ankara escort porno bodrum escort bursa escort bayan mavişehir eskortlar porno izle porno