sex hikayeleri
Her Erkeğin Rüyası

Merhabalar… Hikâyeme başlamadan önce bir şeyi belirtmek istiyorum. Bu yazılanlar ve paylaşılan her şey bir adamın ***** dünyasıdır. Sıradan bir insanım aslen. Sizler gibi siz değerli ziyaretçilerimizin içerisinde olan, kiminiz hekim olduğumu düşünebilirsiniz kiminiz ise öğretmen. Ya bir mühendisim veya avukat… Her gün görebileceğiniz yüzlerce kişiden biriyim. Yazacağım hikaye de tıpkı benim varlığım gibi gerçek ve yaşanmış bir vakadır…

Birçok hikâye okudum bu sitelerde. Ve yine birçoğu yalan ve saçma sapan şeylerdi. Hiç bir hikâye insanoğluın anlattıkları şeklinde basit ve bayağı olmuyor maalesef… Mesela ben. Sizinle paylaşacağım hikâyeyi yaşamadan önce nasıl gelişti bunlar. Yahut bu zamana gelene kadar nelerle yüzleştim. Önceleri ne kadar kıskanç bir adam olmam.

Eşimle evlenmeden önce bir başka erkekle göz temasında bulunduğunda bile kıyametleri koparacak kadar tutucu bir adamdım aslen. Yahut tanıdığı birini görüp selamlaşırken yanak yanağa öpüştü diye onlarca defa yüzünü yıkatacak kadar da psikopat bir adamdım… Travestilerle beraber olanları duyardım çevremden hep. Ya da gay olduğunu duyduğum insanlar olurdu. İğrenirdim. Öfkelenirdim. Fakat bir süre sonrasında ya da so şekilde diyeyim yasadığım bazı olaylar benim daha geniş düşünmem gerektiğini öğretti bana. Hiç bir insanı tanımadan yargılamamam gerektiğini, insanoğluın yaşam tarzlarıyla ya da düşünceleriyle olduğu benzer biçimde kabul etmemiz icap ettiğini öğretti.

Ve asıl önemlisi de bir insanın yasadıklarının, seçimlerinin aslen ne kadar basit olduğunu öğrendim… Evet, bunları öğrenmem süre aldı bir ihtimal fakat artık biliyorum ki, yolda yürürken gördüğümüz yüzlerce insanın akıllarından geçeni hiç birimiz bilemiyoruz. Ve eminim ki her insanın zihninde belki hayata geçirdiği, belki de sadece kendisiyle paylaştığı biroldukça ahlaksızlıklar *****ydi… Bunlara ahlaksızlık demek haksızlık olabilir bir ihtimal. Ama içinde barındırdığı heyecan karsı konulmaz bir tat gibi kendine çekiyor insanı… Ben de buna karsı koyamadım işte. Heyecan delisi olan bir insan için kaçınılmaz bir sondu benim için…

Karım Buse 23 yasında. Uzun boylu beyaz tende ve simsiyah saçları olan mükemmel bir kadındır. Güzel olduğu kadar da zeki biridir. Şu an ikinci üniversitesini bitirmek üzere. Ben ise eşimin aksine kumral ve mavi gözlü 1.75 boylarında bir erkeğim. Hepimiz birbirimizi sevmiş olarak evlendik. Öyle flört falan için de çok vaktimiz olmadı aslına bakarsak. Birbirimizi gördük, aşık olduk ve çok kısa bir sürede de evlendik. Kısaca birbirimizi tanımamız evliliğimiz için geçirdiğimiz 3 yılda oldu diyebilirim.

Karım rahat biridir. Rahat ve oturaklı. Girmiş olduğu ortamlarda çok çabuk dikkat çekecek türden. Soğuk bir mizacı vardır aslına bakarsak. Ama güzelliğiyle birleştiğinde çok fazla çekici bir hal alır. Alışverişte yahut herhangi bir yerde bir şeyler içerken karımı görseniz ne olursa olsun pür dikkat izlersiniz onu. Bir erkek olarak ne tür kadınların dikkat çektiğini çok iyi bilen biriyimdir. Dışarıdan gören biri için ağır başlı, insanlara tepeden bakacak kadar havalı ve üzerine ne giyinirse giyinsin, fazlasıyla yakıştıracak kadar da kadınsıdır.

Biroldukça defa şahit olmuşumdur, karımla yemeğe çıktığımız akşamlarda sipariş almak için gelen garsonların karımla mevzuşurlarken ne kadar dikkatli olduklarına… Veya herhangi bir kafede buluştuğumuz anlarda kapıdan girmiş olduğu anda tüm masalardaki insanların ne olursa olsun karımı süzdüklerine şahit olmuşumdur göz uçlarıyla. Böyle bir hanımla evliyim ben işte. Kısaca öykü anlatanların abarta abarta bitiremedikleri karım manken benzer biçimde demelerinden çok daha fazlasına sahip bir erkeğim ben.

Haliyle bu şekilde bir hanıma sahip kim olursa olsun kıskanmaması kaçınılmaz bir konum olurdu. Hikayeme başladığımda üç senelik evli olduğumdan bahsetmiştim size. Bu üç yıl içinde çok güzel anılarımız oldu tabi ki. Birbirimizi yeterince de tanıma fırsatımız oldu. İkimiz de çılgınlığı yenilikleri ve heyecanı seven insanlarız. Seks yaşamımız çok renklidir bu yüzden. Doğal olarak seviştiğimiz gecelerde de bu özelliklerimizi sonuna kadar yaşadık beraber. Romantizm, alkol sabahlara kadar sevişip yatağın içinde sızmalar, sırtımda günlerce geçmeyen tırnak izleri… Karımın boynundaki sayısız morluklar…

Doğal olarak bu söylediklarım sizi yanıltmasın. Dışarıda yatak odamızdan çok uzakta bir görüntü çizdik hep. Ağır başlı, birbirine saygılı, girdiğimiz her ortamda da örnek gösterilen bir çiftizdir biz. Gelelim bu günlere nasıl geldiğimize…

Her şey evliliğimizin ikinci yılında başladı. Eşimle ilk kez ayrılmamız gerekiyordu. Benim işlerim dolayısıyla şehir dışına gitmem gerekti. İlk yedi gün hal hatır iş güç konuştuk telefonda hep. Sonrasında bir gece kaldığım otelde bir iki kadeh alkol alıp öyle çıkmıştım odama. Kafam hafif çakır keyifti ve aşırı derecede seks istiyordum. Biz öyle telefonda mesajlaşma falan pek hoşlanmayız. Fakat o gece karıma mesaj attım bir anda.

“Şu an odadayım kafam da güzel… Seni çekti canım” dedim. Ve ondan gelen cevapla bir anda mesajlaşmaya başladık. Doğal olarak bu arada kafamın güzel olduğunu ve onun da bir şeyler içmesini aynı dili mevzuşmamız için istedim öncelikle. Yaşamış olduğumız gecelerden örnekler, altındaki iç çamaşırlarından birbirimizi azdırıp durduk saatlerce. Mesajlaşırken birden

“bugün ne giydin” diye bir mesaj attım karıma. O da giydiği giysileri anlatmaya başladı bana.

“Buz mavisi kotum, beyaz v yakalı badim altına da topuklu beyaz ayakkabılarımı giydim” diye cevap verdi.

Gaslımün önüne getirdim karımı hemen. Ama yüzüm de asılmıştı birazcık. Çünkü buz mavisi kotu streç olandı. Ve o kotu ne zaman giyse ben bir kıskançlık tribine girmişimdir. Gene gözümün önüne getirdim o kotu. Bacakları uzun ama zayıftır karımın. Beli de bacakları gibi incedir, fakat kalçaları o bel ve bacaklara nazaran birazcık daha topludur. Yani o seksi kalçalar o kotun içinde çok fazla dikkat çekici hale geliyordu.

Bir taraftan karımla mesajlaşıyordum bir taraftan da o kotun içindeki halini düşünüyordum. Kıskançlık kızgınlık ve alkol bir araya erişince bir anda karıma so şekilde bir ileti çektim.

“Çok merak ediyorum Buse, o kotu niçin giyme dediğimi biliyorsun. Hem çok dar bununla beraber çok seksi. Yüzlerce kıyafetin var. Hoşuna mı gidiyor dikkat çekmek?” Buseden gelen ileti aynen şuydu,

“Hayır o kotumu ben de çok seviyorum. Senin de söylediğin benzer biçimde çok ta yakışıyor bana. Hem ben ne giyersem giyeyim bakıyor yinede erkekler. Kotla bir alakası yok şu demek oluyor ki” dedi.

O mesaj nedenini bilmesem de çok garip düşüncelere yöneltti beni. Kıskançlıktan kudurmam, karımdan nefret etmem, öfkelenmem ve alkol kadehlerini birbiri ardına devirmem… Artık iyice sarhoş olmuştum. Belki de karıma o güne kadar hiç olmadığım kadar rahat hiç söyleyemeyeceğim şeylerden birini söylüyordum.

“kadın milleti değil misiniz, iş felsefeye ulaştığında üstünüze yok. Adamın çirkini baksın abaza sapık, yakışlısı bakınca çağdaş oluyor. Bundan sonra hiç bir giysisine karışmıyorum. Ne istersen onu giyin aşkım. Kıskançlık falan da yok. Ne kendimi sıkıntıya yerleştirip kıskanacağım. Karışmıyorum artık kıyafetine de sana da. Takıl kafana nazaran” deyip kapattım o konuşmayı.

Doğal olarak içim içimi yedi o an. Söylediklerimi de yapacaktım. Karım ne kadar güzel ve çekiciyse benim de çıktığım ilk kadın değildi o tabi ki. Öyle güzel bir hanıma sahip olmak ta her adamın harcı da değildir. O yüzden kendimle ilgili yorumları yapmadım bile. Doğal olarak o geceki mevzuşmalarda da kendi egom ağır basıp o son mesajları attım bir anda.

Bir kaç gün sonra işlerimi halletmiş dönmüştüm tekrar yaşamış olduğum şehre. Karıma sürpriz yapmış olup geleceğimi haber vermemiştim, fakat aslolan sürpriz bana olmuştu, çünkü karım evde yoktu. Telefon açtım. Alışveriş merkezindeymiş, ayakkabı alması gerekiyormuş kendine. Bana da

“Hazırlan gel ayakkabıyı aldıktan sonra birlikte yemek yiyelim” diye teklifte bulunmuştu.

Ben de duş ve üzerime yeni bir şeyler giydikten sonrasında avmsine gittim. Karım incide ayakkabı deniyormuş kendine. İçeri girdiğimde gördüğüm manzara bir anda gerilmeme sebep oldu esasen. Karım arkası bana dönük ayakkabı deniyordu. Ona yardımcı olan satıcı da önünde dizlerinin üzerine çökmüş, karıma ayakkabıyı giymesinde yardımcı oluyordu. Tabi bir yandan da gülerek mevzuşuyorlardı.

O an aşırı bir kıskançlık hissettim içimde. Tabi karım asla öyle bir satıcıyla falan art niyetli olarak mevzuşacak muhabbetlere girecek biri değildir. Başta da dedim ya havasından yanına yaklaşamazsın normalde. Ama yine de erkeklik hormonların fazla salgılanmıştı o an işte.

Neyse yavaş yavaş yaklaştım yanlarına doğru. Sonra karım başını çevirip bana dönünce gülümseyerek

“sefalar getirdin aşkım. Bak çok güzel bir ayakkabı beğendim.” falan derken ben de yanlarına gelmiştim artık.

O an karımın tam önünde ayakta duruyordum. Karım ayakkabısına bakarken ben de bir an karımı süzmekle meşguldüm. Üzerinde beyaz bir v yakalı penye vardı. Normalde üzerine yapışan penye öne eğildiği için bollaşmıştı ve nerdeyse göğüslerinin tamamı ortadaydı. Altında krem rengi bir koton etek vardı. Etek çok kısa değildi aslen ama karım ayakkabıları denerken bir dizini kırıp diğerini uzattığı için ayakkabı giydiren ***** bakmış olduğunda karımın baldırına kadar görebilirdi.

Ben hiç bozuntuya vermedim. Ayakkabı güzelmiş benzer biçimde şeyler söylerken, karım aniden aynaya bakmak için ayaklandı. Kalkarken ben göremedim, fakat dizlerinin hizasında duran çocuğun bir anda karımın etek arasına doğru bakmış olduğunı fark ettim. Karımın o kalkışıyla da külodu olmasa da kasıklarına kadar görmüş olduğune emindim. Yine kan beynime sıçramıştı, fakat hiçbir tepki vermeden ayakkabı hakkında yorum yaptım bir tek.

Her neyse ayakkabı faslı bittikten sonra yiyecek için restorana geçtik karımla. O bir yandan yemeğini yerken bir yandan da ben yokken yapmış olduklarını anlatıyordu. Ben ise gözüm üzerinde olmasına karşın ayakkabıcıdaki görüntüyü düşünüyordum. Karımın göğüsleri, bacak arası, çocuğun tam karımın dizi dibinde ayakkabıyı giydirmesi… Karımın baldırına kadar açılan eteği… O ana kadar sadece kıskançlık varken içimde aniden içimde bir ısı hissettim. Tarifini yapamıyorum şu an ama bir karıncalanma gibi bir şeydi sanki. Ve ben o anı düşündükçe sertleşiyordum. Bununla birlikte penisim pantolonumu yırtacak hale gelene kadar sertleştim durdum.

Sonra karım anlatacaklarını bitirip yemeğine döndü yeniden. Gaslım bir anda üzerindeki badının v yakasına takıldı. Öne eğildiği anda bembeyaz göğüslerinin yarısı ortaya çıkıyordu. Karımın göğüsleri küçük sayılır aslına bakarsak. 85 falandır yani. Fakat çok dik oldukları için çok dikkat çekiyor hakkaten. Ayakkabıcı çocuğun o manzaraya bakışını düşündüm yine. Ve sonrasında baldırına kadar acılan etek…

Film şeridi gibiydi o görüntüler benim için. Başa sarıp sarıp duruyordum. Ama inanılmaz bir heyecan duruyordum bir taraftan da. Karımın ise hiç bir şeyden haberi yoktu o an. Yemeğimizi bitirdikten sonra eve geçecektik. Fakat aniden

“Gel sana bir şeyler alalım hadi…” dedim bir anda.

Doğal olarak benim alışveriş delisi karım çok sevindi bu teklifime. Mağazanın birine girip birinden çıkıyorduk. Niçin bu şekilde bir şey istediğimi de bilmiyordum ama karımla beraber birazcık daha dolaşmak istiyorum ki network un vitrininde beyaz saten bir gece elbisesi gaslıme çarptı.

“Bak şu çok güzelmiş, gel bir dene istersen… Dedim.

Karım da beğenince içeri girdik o elbiseye bakmak için. İçerisi kalabalık sayılmazdı. Bizden başka bir karı koca daha vardı. Çalışanlardan bayan olan öteki müşteriyle ilgileniyordu. Bizim yanımıza ise bir bey geldi.

“Buyurun size ben yardımcı olayım.” diyerek.

Karım vitrinde gördüğü elbiseyi tanım etti ona. Elbise ulaşınca önce bir askısında baktık sağa sola çevirerek. Beyaz satenden, altı dar fakat tam diz altı hizasında, üstünde gümüş renk taşlı bir penyesi var bir de beyaz ceketi olan bir elbiseydi. Neyse karım

“denemek istiyorum bunu…” diyerek kabine doğru ilerledi.

O arada bize yardımcı olan arkadaş da elbiseyle karımın arkasından gitti. Ben ise sağa sola bakarak oyalanıyordum. Bir süre sonra karım kabinden çıkıp yanıma geldi. Elbisenin ceketi elindeydi.

“Onu neden giymedin?” dedim.

“Küçükmüş bunun bedeni, etekle penyesini zor giydim. Şöyle bir deneyeyim, içerisi çok sıcak, beğenirsek bir büyük bedenini alırız” dedi.

Sonra da aynaya doğru ilerlemeye başladı. O an arkasından bakarken eteğin vücuduna tamamen yapıştığını, eğilse ne olursa olsun bir yerinden yırtılacağını düşünürken azca önce bize yardımcı olan arkadaş geldi yanımıza.

“nasıl oldu beğendiniz mi?” gibisinden sorular soruyordu. Ben de,

“Bilmiyorum bakıyor karım daha…” dememle birlikte yanımdan ayrılıp karımın yanına doğru gitti.?”

Bu sırada karım bir sağa dönerek bir sola dönüyor elbiseyi inceliyordu. Doğal olarak benim gibi satıcı ***** ta karıma bakıyordu pür dikkat. O ana kadar her şey gayet normaldi. Ta ki karımın istem dışı

“Üüff çok sıcakladım şu çantamdan tokamı verir misin?” demesiyle beraber tokasını çıkarıp ona uzattım. O da ellerini kaldırıp arkadan saçlarını toplamakla uğraşırken o anda üzerindeki penyenin askılarının çok ince ve dar olmasından dolayı göğüslerinin iyice belirginleştiğini, uçlarının ise tamamen ortaya çıktığını fark ettim. Doğal olarak bunu gören de yalnızca ben değildim. Çalışan ***** ta gözlerini hiç ayırmadan karımın göğüslerine bakıyordu. Karım ise haberi olmamasına karşın ağır ağır saçlarını toplarken tarafındaki adama ziyafet sunuyordu resmen…

Bu görünüm beni yine etkilemeye başlamıştı. İçimde bir şeyler akıyor ve gitgide ateş basıyordu bana. O anda ***** eşime yaklaşıp bel hizasını falan ayarlamaya çalışıyordu ki, karımın aniden bana dönüp

“nasıl beğendin mi?” demesiyle *****la burun buruna gelmeleri bir oldu.

Doğal olarak ikisi de bunun farkına varıp ayrılsalar da ben o sahneden tanım edemediğim bir şekilde tahrik olmuştum. Penisim öyle hızlı sertleşiyordu ki pantolonumun içinde kalp benzer biçimde atmaya başladığını hissedebiliyordum.

“Güzel oldu aşkım” demekten başka bir cümle çıkmadı ağzımdan.

Karım da aynanın karsısında bir iki defa daha döndükten sonrasında çıkartmak için kabine doğru gitti. O ara istem dışı gaslım satıcı çocuğun pantolonunun önüne takıldı gözüm. O da kıyafetleri düzler benzer biçimde yaparak önünü saklamaya çalışıyordu. Ve belli belirsiz siyah kumaş pantolonundan kalkan penisinide görebiliyordum. Karım kabinden cıktı ve eve dönmek için yola koyulduk.

Otomobilde aklımdan o görüntüler çıkmıyordu. O mesajlaşmadan sonra ne işe yaradığını anlamadığım düşünceler girmişti aklıma. Kendimden nefret ediyordum ama heyecandan da ölecek gibiydim. Neden bu kadar heyecanlandım onu da bilmiyordum ama bildiğim tek şey kasıklarıma ağrılar girdiğiydi. Arabayı otoparka koydum sonrasında da asansöre bindik. Karım aynada saçını başını düzeltirken bir taraftan da benimle sohbet ediyordu. Ben ise onu izlemekle meşguldüm.

Asansör bulunduğumuz kata geldi ve hepimiz eve girdik. Karım ayakkabılarını çıkartmak için eğildiğinde onu öyle bir hızla sarılıp havaya kaldırdım ki attığı çığlık apartmanda yankılanmıştır eminim ki. Kucağımda dudaklarımız yapıştı. Öyle azmış ve öyle istiyordum ki karımı, nefes bile almadan parçalıyorduk dudaklarımızı. Kucağımda salona kadar götürdüm. Sonra da koltuğun üzerine beraber uzandık. Ağzını boynunu omuzlarını dudaklarımla emip yalarken bir yandan da ellerimle kalçalarına sarılmış deli şeklinde sıkıyordum. Taş gibi sertlerdi. Eteğin altına elimi yerleştirip amını avucumun arasına aldım. Ve daha önce hiç sıkmadığım şeklinde sert sıkıp okşuyordum. Ben amını avucumun içinde ezdikçe o koltukta yılan benzer biçimde belini bir sağa bir sola oynatıyordu.

Öyle kudurmuştuk ki biz de birbirimizi soyacak kadar bile bekleyemiyorduk. Pantolonumu bir çırpıda yere düşürdüm. Sonra da karımın bacaklarını ayırıp kilodunu yırtarak çıkarttım. Öyle sert hareket ediyordum ki bir yandan öpüşürken bir yandan da devamlı karımın “yavaş yavaş” diye inlediğini duyuyordum sadece.

Sikimi bacak arasına soktum önce sonra da tam amcığının üzerine getirip bıraktım. Karım sırılsıklamdı aslına bakarsan. Sikim amının üzerinde kayıyordu sanki. İçine girmemiştim daha fakat o sıcaklık ve ıslaklık beni kudurtmaya yetmişti bile. Sikimi amına öyle bir bastırıyordum ki ne kadar sertleştiğimi ne kadar azmış olduğumı görsün istiyordum. Bir süre sonrasında da karım daha fazla dayanamayarak sikimi avucuna alıp kendisi soktu içine.

Aniden altına kadar girdim. Kayıyordu resmen içinde. Vıcık vıcık olmuştu. Sikimi öyle bir sarmıştı ki amı, tamamen doldurmuştum içini. Normalde erken boşalma gibi bir sorunum yoktur ama o gün yaşamış olduğum için hiçbir şey normal değildi benim için. Boşalmam da düzgüsel olmadı doğrusu. Bir iki git gelden sonrasında karımın üzerine uzandım.

Kollarımın arasına aldım onu. Altımda kaybolmuştu sanki. Ellerime gelen sadece sırtının etleriydi. Öyle sıkı sarılıp sıkıyordum ki onu havasızlıktan boğulabilirdi. Dudaklarını dişlerimle kemirmeye başladım. Ve en sonucunda kendimi çekip öyle hızlı girdim ki içine amından çıkan o ıslak sese daha çok dayanamadım. Hırıltılarla zevkten ölerek boşaldım karımın amına. Normalde karım boşalırken titrer devamlı fakat o gün ben tutamıyordum kendimi. Dizlerim titriyordu nefesim kesilmişti, içimden akan sperm olamazdı. Öyle çok çıkıyordu ki sikimin damarlarından spermin oluk oluk aktığını hissedebiliyordum… Ve bir süre sonrasında da yığıldım kaldım karımın üzerinde…

Karım nefes almak için kalktığında bana bakıp gülümsüyordu. Bir yandan saçlarını toplarken bir taraftan da

“Sana ayrılık yaramıyor hayvan” diye sesleniyordu.

O arada gaslım bacaklarına takıldı. Baldırlarından aşağı doğru spermlerim akıyordu. Karım bunu fark edince

“Ben bir duşa gireyim” dedi. Ben de,

“Hayır girme duşa… Gel içeri geçip bir şeyler içelim…” dedim.

“Dur, şu üzerime rahat bir kıyafet giyip geleyim sen koy içkilerimizi…” diyerek yatak odasına doğru gitti.

Ben salona geçip yer minderlerimizi koltuğun önüne koydum, slow bir müzik açtım. Ve karımla içmekten maksimum keyif almış olduğumız tekila ile limon ve tuzu da hazırlayıp mindere uzandım. Üzerimdeki iki parça giyim atletle gömlegimi de çıkardım tabi. Sigaramı yaktığım sırada karım göründü kapıda. Loş ışıkta tanrıça gibi görünüyordu. Esmer teninin üzerinde patlıcan moru iç çamaşırları vardı sadece. Altı slip biçimı üzerindeki sütyeni ise şeffaf ve dantelliydi.

“Dur gelme de birazcık seni izleyeyim yaşamım…” dedim. O da gülümseyerek poz verdi bana. O ara ilk tekilamı içmiştim o manzarayla. Daha sonra karım da gelip sırtını bana yaslayarak oturdu. Söyleşi etmeye başladık. Bana

“Beni aldatmadığın belli oldu. Çok özlemişsin” dedi gülerek. Ben tam cevap verecekken de devam etti.

“Aşkım, hakikaten ne oldu bugün sana, bir tuhaftın…” dedi. “Bu pek özleme işini benzemiyordu” dedi gülerek. Ben de

“Yok askım gerçekten özledim” dedim lafı geçiştirerek. O an sessizlik olunca gene aklıma bir kaç gündür aklımdan çıkmayan o düşünceler girmişti. Sonra sessizliği bozan yine ben oldum.

“Buse bir şey söylemek istiyorum sana. Hani ben senin kıyafetlerine karışıyordum seni çok kıskandığımı söyleyerek ya, geçen mevzuştuğumuz konuda ciddiydim ben. Bundan sonra seni sıkmak itemiyorum. Beni sevmiş olduğini biliyorum seni ilk görmüş olduğumde de rahat biriydin o halinle asık olmuştum ben sana seni kendi istediğim gibi yönlendirmek ve başka biri haline sokmak istemiyorum” dedim.

Karım da buna karşılık bizim birbirimize asık olduğumuzu bu şekilde basit şeylerle tartışmak bile istemediğini bu tarz şeylerin önemsiz şeyler bulunduğunu söyleyip durdu. Ayrıca da dörder tane shot yapmıştı bile tekilalarımızdan. Bir taraftan sohbete devam ediyorduk biryanda da birbirimizi okşuyorduk. Onun eli benim kasıklarımdaydı benim ki ise kilodunun üzerinden amını okşamakla meşguldü. Bir ara okşamalarımı hızlandırdığımda karım gözlerini kısmış sigarasını çekiyordu içine derin derin. Tam bu sırada ağzımdan su kelimeler dökülüverdi…

“Aşkım bir kadın seksi şeyler giydiğinde, dışarıda o bakışlardan çok etkileniyor mu? Yani bu size bir şey hissettiriyor mu yoksa sizin giyim seçiminiz tamamen bayağı mı sizin için?

“Canım bak şimdi” diye lafa başladı karım. “Ben bir giysisi giyerken hiç kimseyi düşünmem. Fakat kendimi iyi hissetmek isterim. Yakışsın üzerime isterim. Bir adam nasıl ki arabasıyla saatiyle gözlüğüyle kıyafetiyle bir bütünse hanım da bana gore zekasıyla kariyeriyle giydiği giysisiyle ve vücuduyla bir bütündür. şu demek oluyor ki bunlar insana itimat verir. Kendine güveni olan bir insan da yaşamın her döneminde mutlu ve başarılı olur” dedi.

“Peki o zaman sunu sorayım” dedim ben. “Sen örneğin bugün ayakkabı denerken sıradan bir giyim giymiştin. Fakat ilk geldiğim anda göğüslerinin açılmış olması ve baldırlarına kadar görünen bacakların dikkatimi çekti. Ki ben ayaktaydım önünde eğilen ***** nerelerini görmüştür kim bilir. Bunu siz hanımefendiler bilmiyor musunuz yoksa bilerek mi yapıyorsunuz. Tamam belki istem dışı ama o giysisi giydiğinde illaki böyle boş bulunduğunuz anlar olacaktır. Ve bunun karsınızdaki erkeği etkileyeceğini bilmiyor musunuz yahut bilip te hoşunuza mı gidiyor?” diye bir soru sormuş oldum. Buse önce güldü sonrasında da

“Ya doğal olarak her hanım giydirilmiş olduğu giysiden mutlaka bazı yerlerinin açılacağını ve bunun da başka bir erkeği etkileyeceğini bilir ama birçoğu bilerek ve isteyerek oram buram açılsın da göstereyim millete diye düşünmez. Ha fakat şu da var kendine güvenen kendini güzel gören vücuduna güvenen bir bayanda istem dışı da olsa bir yerleri açıldıysa abartmadan doğal olarak, aman derhal kapatayım da kimse görmesin diye bir telaş içine de girmez şu demek oluyor ki…” Bu son cümlesi beni gene tuhaf şeyler düşündürmeye yetmişti bile.

“O süre bugün sen de bacaklarının ve göğsünün açıldığını biliyordun ama bundan hoşlandın ve örtme gereği duymadın. Doğrusu kendini göstermek hoşuna bile gitti öyle mi?” diyecektim fakat dilimin ucuna gelen şeyi soramadım doğal olarak. Birer tane daha tekilamızdan shot yaptıktan sonra iyice kafam güzel olmuştu. Karım ise bana

“bu kadar yeter” deyip içmeyi bırakmıştı. Ben tam elimi slibinden içeri amına sokacağım sırada karım birden

“aa askım ne diyeceğim sana, bir film gelmişti sinemaya bugün son günü kaç gündür gidecektim de seni bekledim. Gel hadi saat daha erken sinemaya gidelim mi?” dedi. Aslında o an hiçbir yere gidecek halim yoktu. Evde kalıp karımla sabaha kadar sevişmek istiyorum ama öyle istekli söyledi ki o an kıramadım onu.

“İyi de aşkım şu halime bak azdırdın beni iyice bu halde beyazperdeye mı gideyim?” dedim gülerek. O da

“az daha dayan gelince acısını çıkartırız hem aslına bakarsan aksam beni de boşaltmadın” dedi gülerek… Ve bir anda kucağımdan fırlayıp

“Ben hazırlanayım hiç değilse hadi sen de bir şeyler giyinin üzerine de 11 matinesine yetişelim hiç değilse” dedi. Tam kapıdan çıkacağı sırada

“Aşkım bu saatte kimse olmaz beyaz perdede seksi bir şeyler giy de bu gece beni çıldırt çıldırtabildiğin kadar geceyi düşünmekten başka bir şey olmasın aklımda…” dedim. O da gülerek

“Valla ben karışmam sen istedin” deyip gitti yatak odasına doğru…

“Karım Buse evde ***** gibidir. Sırnaşır nazlanır sürekli şakalaşır fakat dışarıda da bir o kadar soğuk ve asildir. Yani çok farklı iki insan benzer biçimde olur. Ben kafamın güzel olmasından dolayı ne diyecek diye öyle bir teklif yapmış oldum ama aslen bir kot bir tişört çıkacağını da iyi biliyordum karımın… Ama yanılmıştım…

Ben hazırlanıp ayakkabılarımı giyerken karım cıktı yatak odasından. Uzun siyah saçlarını atkuyruğu yapmış tepesinde. Üzerine beyaz atlet biçimı bir penye giymiş. Altında ise normalde evde bile çok dar rahat edemiyorum diye giymediği adidastan almış olduğum streç tayt biçimı bir eşofmanı vardı.

“Aşkım bu ne hal?” dedim gülerek.

“Napim askım giyecek bir şey bulamadım hem beyazperdeye gidiyoruz kim görecek beni bu halde?” diyerek ayakkabılarını bağlamaya başladı bile.

O ayakkabılarını bağlarken ben kalçalarına bakıyorum o an. Ve o eşofmanı parçalayıp içine girmemek için zor tuttum kendimi. Ayağa kalkıp bana döndüğünde ise kabarık amı olduğu şeklinde belliydi eşofmanın önünde. Neyse çıktık evden. Otomobilde elim sürekli bacaklarında geziniyordu. Arada birde amına götürüp avucumun içinde sıkıyordum hafifçe hafifçe. Buse de

“birazcık daha sabret film sonlanır bitmez istemediğin kadar senin olacak o…” diyordu…

Busenin de dediği benzer biçimde sinema bomboştu. Bizlerden başka bir iki fert daha vardı filme giren. Koltuk seçerken bakmıştım en boş olan bayağı almıştık biletlerimi. En arka sıranın bir önü. Film başladı ve hepimiz izlemeye başladık. Ben hem yol yorgunluğu bununla beraber alkolün etkisiyle esnemeye başlamıştım. O sırada Buse pür dikkat filme odaklanmıştı. 5 10 dakika derken beyaz perdenin kapısının açıldığını hissettim. Kafamı çevirdiğimde ise bir ferdin daha girdiğini fenerle yer gösterdiklerini fark ettim. Fener sönmüştü ama gelen ferdin nereye geçtiğini görememiştim.

Ben can sıkıntısından sağa sola bakınırken aniden yeni gelen ferdin bizim arka sıramızda olduğunu hatta benim tam arkamda bulunduğunu otururken koltuğunun çıkarttığı sesten anlamıştım. Benim sağa sola bakmış olduğumı gören karım da

“Nereye bakıyorsun, filmi izlesene…” deyince filme verdim kendimi.

Aksiyon filmiydi seyrettiğimiz film fakat arada da erotik sahneleri oluyordu. Hele birisinde kadınla adam öyle bir yiyişmeye başladılar ki karımın eli önce benim kasıklarıma oradan da sikime kadar çıkmıştı. Aslen bu fırsatı hiç kaçırmazdım normalde ama arkamızda ki adam bizlere çok yakındı ve rahatsız etmişti beni. Karım ise adamdan habersiz sikimi sıkıp sıkıp bırakıyordu yavaş yavaş. Eğilip kulağına

“Beni birazcık daha azdırırsan filmi izleyemeyeceksin bak aslına bakarsan zor duruyorum burada…” dememle birlikte, karım daha da sıkmaya başladı benim sikimi.

O anda arkamda ki adam geldi aklıma. Karımın kolunu mutlaka görüyordur filmin düşen ışığından. Ne icra ettiğinı da biliyordur. Ve o da bir ihtimal bizi izliyordur diye düşündüm. Doğal olarak bunu planladığım an yine kasıklarımda bir sızlama oluştu. Sertleşmiştim karımın eline öyle bir bastırıyordum ki karım bile şaşırmış arada dönerek bana bakıyordu gülümseyerek. Fakat beni neyin bu kadar tahrik ettiğini o bilmiyordu tabi ki.

Bir süre böyle devam ettik daha sonrasında pantolonumun fermuarını açıp sikimi dışarı çıkardım. Karım ise eline almış aşağı yukarı okşamaya devam ediyordu. Kulağına eğilip

“Aşkım biraz ıslatsana sızlıyor bu şekilde” diyince bir anda eğilip kucağıma doğru yattı. Ben aslında elini tükürüklemesini söylemiştim fakat o aniden eğilince kucağıma doğru sikimi ağzına aldı emmeye başladı. Ben de bu ani hareketle bir anda panik olup başımı arka tarafa doğru çevirip adama baktım.

Adam pür dikkat bizi izliyordu. Sinemanın ışığında gözlerinin çok iyi seçebiliyordum. Başımı öne çevirip karıma bakmış olduğumda bası bir aşağı bir yukarı hareket ediyordu. Bizlerden önceki sıralarla aramızda çok mesafe olduğu için sikimden çıkan sesleri kimse duymaz diye düşünen karım tam arkamızdaki adamdan da habersizdi. Öyle bir yalayıp emiyordu ki sikimi kaskatı oldum zevkten resmen. Aslolan beni tahrik eden ise bizi izleyen birinin olmasıydı.

Tam boşalacağım sırada karımın basını kaldırdım. Dudakları çenesi sırılsıklam parlıyordu zevk sularımdan kırmızı ruju da onlara karışmıştı doğal olarak. Öyle seksi görünüyordu ki anlatamam size şu an.

Onu öyle görünce tekrar ağzına sokmak istedim sikimi. Kafamız aslına bakarsan güzeldi birde o azgınlık ikimizi de çıldırmaya yetmişti bile. Aniden elimi karımın kalçalarına attım. Götünü sıkıp okşuyordum. Kabarık amını avucumun arasına alıp eziyordum. Ve bunları yaparken bizi izleyen adam beni resmen kudurtmustu. Mükemmel karımın yaptıklarını bir başkasının görmesi beni çok tahrik etmişti hakkaten.

O an daha da ileri gitmeye karar verdim. Şuan bunları yazarken bile nasıl yaptığımı bilmiyorum ama çıldırmıştım gerçekten, gaslım dönmüştü, çok büyük bir heyecandı bu ve ben karsı koyamadığım gibi devamlı fazlasını yaşamak istiyordum.

Karımın saçlarından tutup başını kendime çevirdim. Dudaklarını ağzımın içine alıp emmeye başladım. Zevk sularım benim dilimdeydi artık. Sıcak ve kayganlaşmıştı karımın ağzı. Öpüşmüyor sanki birbirimizi yalayıp yutuyorduk. Bir süre öpüştükten sonra karımı kucağımdan kaldırıp yüzünü perdeye doğru çevirdim. Kollarını öndeki koltuğun üzerine koydurup kalçalarını geriye doğru çıkarttı.

“İlk başta yavaşça okşadım. Sonra sıkmaya başladım. Karım kalçalarını sağa sola oynattıkça ben daha çok sıkıyordum. Dizleri yapışık kalçası ağzımın içindeydi resmen. Elimi iki dizinden arasına doğru soktum. Ve yavaş yavaş baldırlarını okşayarak yukarı doğru kaydırdım. Tam arasına geldiğimde am deliğinin sıcaklığını parmaklarımda hissettim. Hafifçe araladım iki bacağını. Avucumu acıp amını tam üstüne getirdim.

O arada bir anda basımı çevirip arkama baktım. Arkamdaki adam öne doğru eğilmiş burun buruna geldik bana gülümsüyordu. Ben de ona güldüm o an yapacak başka bişey gelmedi aklıma. O arada yüzüne baktım 40 45 yaşlarında iyi giyimli bir adamdı. Yakışıklı da bir şeydi. Sonra tekrar önüme dönüp karımın amını okşamaya devam ettim. Fakat adamın da izlediğini düşünerek daha sert ve daha çok sıkıyordum.

O taytın içindeki amı ne hale gelmişti kim bilir. Çünkü avucumu her çektiğimde ıslak bir ses geliyordu bacak arasından karımın. Birazcık daha okşadıktan sonra eşofmanın lastiklerine parmağımı sokup hafifçeçe kaydırmaya başladım aşağı doğru. Karım ilk başta itiraz etti hatta yapma gibisinden bana bakacak oldu ama aniden yerimden kalkıp kulağına eğildim ve

“kimse yok askım rahat ol daha filmin arasına da çok var” diyince yine önüne döndü.

Ben karımın eşofmanını çıkarıp çıkarmamak arasında kararsızken omuzuma dokunan elle irkildim aniden. Parmaklarım karımın eşofmanında basımı arkaya cevirdim. Adam kulağıma doğru yaklaşmış

“Ben de elleyebilir miyim? Düşlem yapıyorsunuz herhalde…” dedi.

Neye uğradığımı şaşırdım. Bir yanda ağzının ortasına bir tane indireyim dedim kendi kendime bir taraftan da adama bu saate kadar izlemesi için fırsat vermiştim yok desem asıl o vakit saçmalamış olacaktım. O anki kararsızlığımı fırsat bilir adam koltuktan öne doğru uzandı. Gaslıme baka baka karımın kalçalarını okşamaya başladı. Tarif edilmez şeyler yasıyordum. Insanın karımın kalçalarına dokunduğu an ben ellerimi çekmek mecburiyetinde bırakıldım. Karım arkasını dönse kıyamet kopabilirdi.

Ben korkudan ve heyecandan kendimden geçmiş adamın elinin karımın kalçalarını okşamasını izliyordum. Burnumun dibinde oluyordu bu olay. Adam karımın kalçasını okşadıkça karım ben olduğumu sanıp kalçalarını bir geri doğru itiyor bir sağa sola oynatıyordu. Sonra adam daha da ileri giderek benim az önce yapıp yapmamakta tereddüt ettiğim şeyi meydana getirmeye başladı. Karımın eşofmanının kenarlarına parmaklarını geçirdi ve aşağı doğru sıyırdı. Küloduyla beraber eşofman baldırlarına kadar inmişti. Erkek de ben de karımın tam kalçalarının dibindeydik. Karımın kabarık amı iki kalça arasından olduğu şeklinde görünüyordu.

Adam bile öyle heyecanlanmıştı ki elleyip ellememekte kararsız kaldı bir an. O an ne olduysa birden sinirlendim ve adamı geriye doğru itekleyip “tamam yeter kalk geç yerine” diye çıkıştım. Adam da şaşırdı fakat bir şey de diyemeden yerine geçip yaslandı. Ayrıca karım hala gözümün önünde çırılçıplak duruyordu. Kasıklarım sancıdan ölüyordu artık boşalmak istiyordum fakat arkamdaki adamı karım görürse çok kötü şeyler olabilirdi.

“O ara filmin bir sahnesinde iyice aydınlık oldu etraf ve ben de karımın am deliğinin ne kadar sulandığını o ara fark etmiş oldum. Tabi benimle beraber arkadaki adam da o sahneyi kaçırmamıştır ne olursa olsun. Artık kendimden geçmiştim zevk, heyecan, vehamet, kafamın da güzel olmasıyla birlikte daha fazla dayanacak gücüm kalmamıştı. Aniden karımın kalçalarını ellerimle ayırıp arasına ağzımı soktum. Yalıyordum fakat iyi mi bir yalama, resmen dudaklarımın için eziyordum karımın amını. Ağzıma o denli çok su geliyordu ki çenem ve burnum bile sırılsıklam olmuştu.

Ben yalamaya devam ederken karım aniden arkasını döndü basımı kaldırdı ve dudaklarıma yapıştı. ÖpüŞürken de kucağıma ata biner benzer biçimde oturdu. Artık sırtı ekrana dönüktü. Ve nefes bile almadan benimle öpüşüyordu. Ben ellerimi kalçalarına attım parmaklarım arasında ezerken işaret parmağımla da göt deliğini okşuyordum. Ve aniden karım durdu. Dudakları ağzımın içinde ama öpüşmüyordu. Ben ne işe yaradığını anlamıştım ama ben de korkudan kımıldayamıyordum. Sonrasında hiç bozuntuya vermeden geri çekildim

“Noldu askım?” diye gözlerine baktım. Eğilip kulağıma

“Arkamızda bir adam var” dedi. Ben de sanki ilk kez görüyormuşum şeklinde bir anda arkamı döndüm. Tabi karım da hızla üzerimden kalkıp üstünü başını düzledi giyindi. Ben daha hiç bir şey demeden

“Kalk çabuk çıkalım ışıklar yanmadan…” dedi. Ben de sanki hiçbir şey haberim yokmuş gibi mecburen

“Hadi hadi hemen çıkalım” deyip takip ettim onu…

Bu öykü tabiî ki burada bitmedi… Aslolan öykü bundan sonrasında başlıyordu bizim için. Karmakarışık duygular karmakarışık heyecanlar… O gün evde eşimle olan konuşmamız, eşimin benimle sevişirken söyledikleri… Bizim için yepyeni bir başlangıç olacaktı.

Bir pazar akşamı karımla oturmuş TV seyrediyorduk. Bütün gün evde olmaktan sıkılmış havanında kötü olmasından dolayı meydana getirecek bir şeyler düşünüyorduk. Sonra karım internette gezinirken okuldan dostlarıyla konuştuğunu, müsaitsek bizi okey oynamaya çağırıyorlar diye bir teklifte bulunmuş oldu. Okey oynayasım yoktu pek.

“Bilmiyorum” diyerek geçiştirdim lafı.

O arada da 3 yaşında ki oğlumuzu bahane edip “evde kalalım” diye seslendim. O ise çok sıkıldığını, hiç olmazsa onları bize çağıralım gibisinden bir teklifte bulundu. Ben de

“Tamam onlar bize gelsinler” demek mecburiyetinde bırakıldım…

Saat 8 benzer biçimde evden çıkıp bir kaç yere uğradım. Zamanın nasıl geçtiğini de anlayamadan karım Buse aradı beni.

“Misafirler gelmeden evde ol” diyordu. Bir kaç tanede sipariş verdi o arada. Saat 9 gibi uzun vakit görmediğim bir dostla karsılaşınca baya bir lafa dalmışız. Saatime bakmış olduğumda 10 a geliyordu. Derhal karıma tel açayım durumu haber vereyim demiştim ki, telimin şarjı olmadığını fark ettim. Apar topar dostumın yanından ayrılıp eve doğru yol aldım. Saat 22. 30 benzer biçimde eve gelmiştim. Bir ihtimal ***** uyuyordur uyandırmayayım diye zile basmadım. Anahtarımla kapıyı açmış olduğumda ise oğlumun hala uyumadığını, misafirlerin de gelmiş olduklarını gördüm.

Karım arkadaşlarıyla salonda sohbet ediyorlardı. Gelen arkadaşlarını ilk kere görüyordum. 19 20 yaşlarında üniversite öğrencileriydi. Beni kapıda gören eşim

“hoşgeldin niçin bu kadar geciktin?” falan derken biryandan da misafirleriyle tanıştırıyordu beni.

Birinin ismi Serdar diğeri de Mehmet ti. İkisi de kendi halinde efendi görünüşlü birer öğrencilerdi. Her neyse tanışma faslından sonrasında mutfağa geçtim ben. Hem aldıklarımı koyayım aynı zamanda bir sigara içeyim diye düşünürken peşimden gelen karımı görmüş oldum. Ben sigaramı yaktığımda karım da aldıklarımı yerleştirmekle meşguldü. Sigaramdan ilk nefesi çektiğim anda karıma baktım so şekilde bir.

Üzerinde krem renkli v yakalı bir yün kazak, altında ise siyah tayt vardı. Normalde taytın üzerine giydirilmiş olduğu kıyafetler hep karımın poposunu örterken bu kere kazağı tam belinin hizasında kalıyordu. Saçlarını atkuyruğu yapmıştı. Yüzünde makyaj yoktu fakat parfümünün şeker kokusu mutfağı kaplamıştı sanki. Poşetleri almak için yere eğildiğinde üzerinde ki bolca kazağının yakası olduğu şeklinde açılmış ve içine giydirilmiş olduğu siyah sütyenin nerdeyse yarısı ortaya çıkmıştı…

Ben onu izlemeye devam ederken o aldıklarımı yerleştirmeye devam ediyordu. Tam işini bitirip içeri gideceği sırada bana dönerek

“Hadi sende gel artık ayıp oldu *****lara…” diye seslendi.

“O önde ben arkada mutfaktan çıkarken karımın kalçaları ilk kez gözüme çarptı. Tayt kalçalarını öyle bir sarmıştı ki, üzerinde bir şeyler olmasının bile karımın kalçalarının çıplak halinden hiçbir farkı yoktu sanki. Bütün hatları ortadaydı karımın. Salona gidene kadar karımın kalçalarına bakmaktan alamıyordum kendimi. Her adım attığında kalçasının bir yanağı sağa sola oynuyor veya titriyor benzer biçimde görünüyordu… O önde ben arkada içeri girdik. Bir süre sohbet ettik *****larla. Sonrasında karım oğlanı uyutmak için içeri geçti bizde içecek bir şeyler aldık kendimize. Ben her zaman ki şeklinde votka redbul *****lar ise biralarını içmeye başladılar.

Bir saat kadar sonrasında karım geldi yanımıza. Misafirlere tabaklarını getirdikten sonra da okey için yere masa hazırlıyordu. Hazırlıklar bitince masaya geçtik çoğumuz. Oyun eşli olsun dediler. Ortaklar içinde taş çekiştik. Benle Mehmet, karımla Serdar eş çıktı. Oyunda cezalı olacaktı. Biz bir taraftan oynuyor bir taraftan da içmeye devam ediyorduk. Bu sırada karım da kendine içmek için şarabını getirmişti.

Bir kaç el sonrasında gözüm karıma takıldı. Yer pufunun üzerinde oynadığımız için herkes öne doğru eğilerek oynamak zorundaydı. Karım da öne eğik durduğu için göğüslerinin çatallarına kadar görünüyordu. Fakat taş çekmek için uzandığında nerdeyse sütyeninden sonrası bile görünüyordu. O her taş çektiğinde ben karıma bakmaya devam ediyordum. Siyah sütyeninden taşan göğüsleri, sütyenin danteli ve sütyenden sonraki teni bile görünüyordu. Ben karımın solunda bu kadar görebiliyorsam karsısındaki Mehmet kim bilir nerelerini görüyordur karımın diye düşündüm.

O an yarım olan bardağımı bir dikişte bitirdim. Sonra da karıma sıra gelmesini bekledim. Karım taş çekmek için eğildiğinde bu defa karıma değil karşısında ki Mehmet’e baktım çaktırmadan, o da bası önde olmasına rağmen çaktırmadan karımın göğüslerine bakıyordu. Coşkuım artmaya başlamıştı. O an aklıma acaba karım bilerek mi yapıyor yoksa oyuna kendini kaptırmış farkında mı değil diye düşünürken elime telefonu alıp karıma mesaj attım.

“siz bu oyunu kaybedeceksiniz, sen esasen bilmezsin okey oynamayı, ortağın da göğüslerini dikizlemekten oyuna baktığı yok” diye bir mesaj yazdım.

Karım mesajını okuduktan sonra bana bakmadan gülümsedi. Ve oyununa devam etti. Bu şekilde bir otuz dakika geçtikten sonrasında ilk eli biz kazanmıştık. Sıra ceza vermeye gelmişti. Serdar,

“Abi ne ceza verelim sen bir karar ver” demişti.

Tamamımız artık çakır keyif olmuştuk aslına bakarsanız. Hele *****lar alışkın değiller içkiye ki dilleri bile peltekleşmeye başlamıştı iyice. Ben düşünürken aklıma birden geçenlerde izlediğim bir video geldi. Karım göstermişti bana aslına bakarsak facebookta. Bu yeni moda apaçi dansını yapan *****lardı izlediğimiz. Benim de aklıma o an, “hadi kalk Mehmet’le birlikte apaçi dansı yapacaksınız” demek geldi.

Tabi ben cümlemi tamamlamış olduğim an kahkahalar havada uçuşuyordu. Karımla Mehmet itiraz ederken Serdar da

“Abi süpersin” diye gülmeye devam ediyordu.

Nazlanmaları bittikten sonra karımla Mehmet ayağa kalktı. Karıma

“Önce su masamızı kenara itekle de yer açılsın birazcık” dedim.

Karım eğildiğinde Serdar’ın tam önündeydi. Serdar ise koltukta oturmuş önünde eğilen karımın kalçalarına bakıyordu. Ben verdiğimiz cezayı unutmuş sertleşmeye başlamıştım o an. O daracık tayt giyen karım yürürken bile tüm hatları belliyken eğildiğinde nasıl görünüyordur acaba diye merak etmeye başlamıştım bile. Karım masayı çektikten sonra ortaya geldi ikisi de. Müziği açtım. Birazcık gülüşmelerden sonra dans etmeye başladılar. Mehmet hakikaten apaçi gibi oynuyordu. Ne müziğin ritmi ne de yaptığı hareketlerin alakası vardı. Karım ise içkinin de verdiği rahatlıkla kendini eğlenceye bırakmış gibiydi. Aslına bakarsan diskoyu barı çok seven karıma ceza değil eğlenceli bir şey yaptırıyordum. Mehmet’te dahil olmak üzere aniden karımı izlemeye başlamıştık. Buse ise kendinden geçmiş şeklinde beliyle ve kalçalarıyla kıvrak hareketler, müziğin ritmiyle kendini bırakmışçasına dans ediyordu. Fakat öyle bir görüntü vardı ki hakkaten, üç adam pür dikkat karımı izlemekle meşguldük. Karım etrafında her döndüğünde gözlerimi kalçalarından alamıyordum. Tayt öylesine sarmıştı ki karımın kalçalarını, sağa sola her salladığında sanki çırılçıplak dans ediyor gibi görünüyordu. Onu izlerken taş benzer biçimde sertleşmiştim. Ben de öteki *****lar da hiç ses çıkarmadan karımı seyrediyorduk. Karım bir süre sonra oynayarak yanıma yaklaştı.

Yeter mi bu kadar sonlanmış oldu mi cezamız?” diyordu gülümseyerek. Ben ise

“tamam bitti dememe rağmen karım oynamaya devam ediyordu.

Karım benim tam önümde ayakucumdaydı. Gerisinde kalan *****ları göremememe karşın karımın kalçalarını izlediklerine emindim. Tam o sırada karım hiç beklemediğim bir şey yaparak bana doğru eğildi ve dudağıma küçük bir öpücük kondurdu. O arada hala oynuyordu. Ama oynayan yalnız beli ve kalçalarıydı. O an karımı öpen kişi değil de arkasındaki *****lardan biri olmayı çok isterdim hakkaten.

Bir süre bu şekilde dans ettikten sonrasında bir bana baktı gülerek bide önümde ki kabarıklığa, geri çekilirken ise saçlarındaki tokayı bir anda çıkartıp atarken saçlarını sağa sola savurmaya başladı. Bu arada müziğin de ritmi öyle hızlanmıştı ki karım saçlarını sağa sola savurup kalçalarını çevirdikçe, müzik daha da hızlanıyordu sanki. Karımın bu görüntüsü filmlere bile mevzu olabilirdi gerçekten. Ben böylesine tahrik olmuşken Serdarla Mehmet’i düşünemiyordum bile. Müziğin bitmesiyle karım kendini yere bıraktı ve derin derin nefes almaya başladı. Üç erkek de hipnotize olmuş gibi karımın inip kalkan göğüslerine bakıyorduk. Kimse mevzuşmuyordu. Karım ise sanki bu bakışları biliyormuş ay çok sıcakladım gidip üstüme ince bir şeyler giyeyim diye kalktığı benzer biçimde yatak odasına gitti. Bizler sessiz bir şekilde karımın arkasından bakakalmışken sessizliği bozan Serdar oldu. Hadi gene iyisin Mehmet, Buse dans edince sende arada kaynadın hiç oynarken göremedim seni diyordu. Hepimiz bu söze gülüşürken odanın kapısından karım göründü. Üzerine siyah ince bir atlet giyinmiş. Normalde atletti hakikaten giyindiği. İnce askıları olan göğüslerinin tam üzerinde ise siyah dantelleri olan bir atletti. Bunu bu şekilde anlatmamın sebebi artık anlamıştım ki karım bunları bilerek yapıyordu. Salonun ortasına kadar gelip saçlarını topladı. Kollarını havaya kaldırdığı an göğüsleri daracık atletin içinde füze benzer biçimde görünüyordu. Saçlarını toplarken gözüm aşağı kaydı bir anda. Taytını biraz daha yukarı çekmişti sanki, çünkü bacak arasındaki kabarıklık daha da bir belirginleşmiş gibiydi. Saçlarını topladıktan sonrasında çok yorulmuşum diyerek koltuktan bir minder alıp yere attı. Sonrasında da sırt üstü uzanıp telefonuyla oynamaya başladı. O ara Serdar PC ile uğraşıyordu, Mehmet ise karımın yanındaki koltukta TV izliyordu. Hepimiz içkinin de etkisiyle mayışmış bir bölgelere uzanmıştık. Ben ise sigaramı yakıp karımı izlemeye başladım. Ayaklarını birleştirip dümdüz uzatmıştı. Dik göğüsleri sırt üstü yatmasıyla daha da belirginleşmiş ve çıkmıştı dışa doğru. Göğüs uçları ise sivri sivri belirginleşmişti iyice atletinin üzerinden. Yavaş yavaş aşağılara kaydığımda iki parmak kadar acılan göbeğini gördüm. Birazcık daha aşağı indiğimde ise aklımı oynatmak üzereydim o an. Karımın amını ilk kez bu şekilde kabarık görüyordum hakikaten. Bazılarına abartılı gelebilir bu yorumum ama inanın öyle bir görüntü vardı ki tahrik olmaktan çok şaşırmıştım ilk fark ettiğim anda. Bacaklarını birleştirip uzattığı için içinde sıkışmış gibiydi. Taytı hem çok dar bununla birlikte yukarı çekik olduğu içinde karımın amı olduğu gibi ortadaydı sanki. O görüntüden sonrasında kalp atışlarım hızlanmaya başladı aniden. Beni heyecanlandıran aslına bakarsak karımın o halinden daha çok Mehmet’le Serdar’ın bu durumu anlayacak olmasını düşünmemdi. Bir düşünün bir hangi erkek karısının o halde yere uzandığında evde misafir olmasını kabul edebilir ki… Coşku ve tereddütle karıma ileti çektim derhal. Aşkım çok mu abarttık ne? Tüm hatların olduğu şeklinde ortada. Çocuklar anlayacaklar benim bu durumu bildiğimi… Karımdan gelen mesaj ise aynen su oldu. “izle işte“ bildiriı okuduktan sonra ne yapacağımı bilemedim. Heyecan kalbimin hızla atması tamamen sertleşmem ve pantolonun içinde penisimi saklamak için uygun pozisyon yaratmaya çalışmam… Hepsi bir anda oluyordu sanki… Boş boş oturup karımı izlediğim anlaşılmasın diye derhal yanımdaki diğitürkün dergisine uzanıp onu karıştırıyor benzer biçimde yapmış oldum. Arada birde önümüzdeki ay gösterime girecek filmleri karımla paylaşıyordum. Ayrıca ise çaktırmadan hem karımın vücudunu izliyordum bununla birlikte göz ucuyla Mehmet’le Serdara bakıyordum. Mehmet’in sırtı bana dönük olduğu için yüzünü göremiyordum. Ama Serdar kucağındaki laptopun üzerinden göz ucuyla devamlı karımı izliyordu. Bir kaç dakika sonrasında Buse’nin kımıldadığını fark ettim. Yine göz ucumla ona baktığımda bacaklarını dizlerinden kırıp yukarı doğru kaldırdı ve aynı anda da bacaklarını hafifçeçe araladı. Ben Buseyle aynı hizadaydım bacak arasını göremiyordum. Ama ayakucunda oturan Serdar’ın karımın bacak arasına bakışlarını daha da sıklaştırdığını görebiliyordum. Bir karıma bir de yakalanmamak için bana bakıyordu sürekli… Ben ise önümdeki dergiyle ilgileniyormuş şeklinde kaçamak bakışlarla izliyordum olanları. O sırada karıma mesaj yazdım.

“Bu kadar kafi hadi şunları postalayalım da içine al beni. Çok azdırdın…”

Ona baktığımda ise ileti yazmıyor tavana bakmaya devam ediyordu. Sonra bir anda da

“benim avea hattım su kutunun içinde mi ya?” diyerek uzandığı yerden önce toplandı sonra da dizlerinin üzerinde tv sehpasına kadar ilerledi.

“Ben bilmiyorum” derken, Buse köpek pozisyonunda tv sehpasının en alt çekmecesine öyle bir eğildi ki aklım yerinden çıkacak sandım. Karım dizlerinin üzerinde vücudu ile başı ise nerdeyse yere değecek şekilde vazoyu karıştırıyordu. O anda beni çıldırtan şey ise öne doğru eğilmesiyle tayt öyle bir esnemişti ki, normalde yalnız hatlarını ortaya çıkaran tayt öne eğildiğinde içindeki siyah kilodunu bile olduğu gibi belli olmasını elde etmiştı. Tayt bir anda şeffaflaşmıştı sanki.

Karım başı yere yakın bir biçimde, dizleri dik kalçaları ise arkaya doğru çıkık sim kart aramaya devam ediyordu. O an hakkaten elim ayağım birbirine dolaştı sanki. Derhal karıma ileti atmak istedim yeter kalk artık diye. Çünkü Serdar da Mehmet de esasen tv ye dönüklerdi. Ve en önde ben olduğum için ne karsımdaki koltukta uzanan Mehmet’i ne de arkamdaki koltukta PC ye bakan Serdar’ı göremiyordum. Fakat inanırım ki onlar da akıllarını oynatacaklardı.

Tam karıma yeter çok belli ettik diye bildiri atacakken gaslım halının üzerindeki tele kaydı. Karımın telefonu arkada kalmıştı. Hiç şansım yoktu şu demek oluyor ki. Artık her şeyi oluruna bırakmıştım ben de. Karım ise sanki o anı uzattıkça uzatıyordu. Nerdeyse altta ki tüm çekmeceleri karıştırıp bütün ıvırı zıvırı dökmüştü ortaya. Ben ise yapabileceğim bir şey kalmayınca karımın kalçalarını izlemeye başladım.

İçine siyah yarım tanga bir külot giymişti. Öne eğildiği için iki kalça içinde bir kabarıklık sarkmıştı. Üstündeki atlet iyice sıyrılmış göbeğini tamamen açıkta bırakıyordu. Şu an o görüntüyü kelimelerle anlatamıyorum hakikaten. Belki sayısız kez karımla sevişmemize karşın o an ayağa kalkıp karımın bu halde içine girmek için kuduruyordum oturduğum yerde. Mehmet’le Serdar’ı ise hiç düşünemiyordum bile hakkaten.

Artık dayanacak ne gücüm kalmıştı ne de saklayabilecek bir penisim kalmıştı… Hızla yerimden kalkıp lavaboya doğru yürüdüm. O sırada gaslım Mehmet’e takıldı elinde kumanda pür dikkat karımın kalçalarına bakıyordu. Ben lavabonun kapısından girerken karımın da

“burada yokmuş ya…” söylediğini duydum en son. Elimi yüzümü yıkadıktan sonrasında hemen karıma bildiri yazdım.

“E oldu olacak bunlarla grupta tecrübe edelim istersen, benim haberim olmadığını düşünmelerini bekleme veya kim bilir neler geçiyordur benim hakkımda biraz fazla mı abarttık ne” dedim. Ondan gelen cevap ta suydu,

“dur yeni başlıyoruz daha” aklımı kaçırmak üzereydim neler düşünüyordu acaba. Sarhoş oldu galiba diyeceğim fakat Buse öyle bir iki kadeh şarapla da sarhoş olacak biri değildir. Lavabodan çıkıp odaya girdiğimde karım Serdar’ın oturduğu koltuğun yanında bir şeyler bakıyorlardı beraber. Serdar’ın yüzü PC ye eğik olduğundan beni göremiyordu. Ben ise onların tam karsısındaki koltuğa geçmiş dergiye bakmaya devam ediyordum. Serdar’ın bir eli kucağındaki klavyede öteki eli ise koltuğun kol koyma yerindeki maustaydı. Karım da ayakta eğbilimselş PC nin ekranına bakıyordu. Bir süre sonra bak Buse apaçi dansı yapanlara diye seslendiğini duydum Serdar’ın. Karım ise dur sunu açalım diye mause uzanınca elleri üst üste geldi. Serdarda gayri ihtiyarı elini biraz geriye kaçırdı. Bu arada Buse de dizlerinin üzerine çöküp PC ye doğru uzanınca göğüsleri tam Serdar’ın elinin üstüne geldi. Buse de Serdarda ekrandan bir şeyler izleyip gülüyorlardı, fakat karımın göğüsleri Serdar’ın tam elinin üstüne baskı yapıyordu. Ben ise kaçamak bakışlarla o görüntüyü izleyip sertleştikçe sertleşiyordum. Bir süre bu şekilde durdular, sonrasında Busenin uff dizlerim ağrıdı ya diyerek ayağa kalktığını fark ettim. Ve daha ne işe yaradığını anlayamadan koltuğun koy koyma yerine kalçalarını koyup yan oturdu. Fakat aslolan şok olduğum şey ise Busenin oraya oturacağını düşünmeyen Serdar elini çekmeyi bile düşünmemişti. Karım ise Serdar’ın tam elinin üzerinde oturuyordu. Evet ben ise çıldırmak üzereydim. Karımın kalçaları Şu anda Serdar’ın elini eziyordu. Eli ters dönüktü belki ama yumuşak kalçalarını tamamen hissediyordu Busenin. Karım gülerken sağa sola kayıyor Serdar ise put şeklinde oturmuş keyfini çıkartıyordu. Arada bir bana baktığını görsem de Serdar’ın, ben ise basımı öne eğmiş baktığımı belli etmeden Serdara bakıyordum. Karımın ayağa kalktığını fark edince ben de onlara doğru kaldırdım basımı. O an Serdarla göz göze geldik fakat ikimizde hiç bir şeyden habersiz benzer biçimde tekrar Buseye cevirdik basımızı. O da arkalarında duran pencereyi acarken çok sıcak oldu birazcık hava gelsin diye konuşuyordu. Ben basımı yine öne eğmiş dergiye bakarken Buse camı açmış perdeyi düzlüyordu. Göz ucuyla Serdara baktığımda ise koltuğun üzerinde elini ters çevirip yine aynı yere koyuyordu. Buse camı açtıktan sonrasında tekrar arkasını dönerek koltuğa yaklaştı ve aynı yere yeniden kalçalarını koydu. Onlara baktığımda ne Buse ne de Serdar hiç bir şeyi belli etmemeye çalışıyordu. Fakat biliyordum ki artık karımın yumuşak kalçası Serdar’ın avucunun içindeydi. Bir süre sessizlik oldu tekrar basımı kaldırıp o yöne doğru bakmış olduğumda ise karım hafif öne eğilmiş gibiydi. Artık ikisi de gülmeden bir tek ekrana bakıyorlardı… Serdar’ın o an karımın kalçalarını sıktığını, amını avuçladığını emindim. Karım ise belli belirsiz bir öne eğilip bir tam koltuğa oturuyordu… Bir kaç dakika bu şekilde geçti. Ben kaçamak bakışlarla onları izlemeye devam ettim. Karımla Serdar ise kendilerinden geçmiş gibilerdi. Sonrasında aniden Buse’nin kalktığını bana bakarak gaslıyle işaret meydana getirdiğinı fark ettim. Buse odadan çıktıktan bir 5 dakika sonrada ben cıktım odadan. Nerde olduğuna bakarken yatak odasında olduğunu fark ettim. İçeri girdiğim anda da da nerde kaldın diye beni hızla çekip dudaklarıma öyle bir yapıştı ki denetimümü kaybettim nerdeyse. Kollarımla ince belini kendime çekip öpüşmeye başladık deli şeklinde. O sırada da kollarım belinden kayıp kalçalarına indi. Avucumun içinde öyle bir sıkıyordum ki benim her sıkışımda karım parmaklarının ucuna yükseliyordu. Kendimizden geçmiş gibiydik resmen. Dillerimiz birbirimizin ağzında kayıyor, karımın kalçaları ise avuçlarımın içinde eziliyordu… Nefes nefese kalana kadar öpüştük karımla. Benim artık dayanacak gücüm kalmamıştı. Karımı kucağıma almış olduğum şeklinde yatağa yatırdım. O ise acil etme *****lar şüphelenecekler hadi sen içeri git ben birazdan geleceğim demişti. Bende yiyişmeye başladığımız taktirde süreın su gibi geçeceğini bildiğim için mecburen kabul etmek zorunda kaldım. Salona döndüğümde Serdar PC ye bakmaya devam ediyordu. Ben ise balkonun kapısı açıp dışarı cıktım. Birazcık hava almaya ihtiyacım vardı hakkaten. Hem vakalar çok hızlı gelişiyordu bununla birlikte tanım edilmez bir zevkin içine çekmişti bizi. Kendimizi tanıyamıyorduk gerçekten. Fakat yaşadığımız heyecana da karşı koyamıyorduk. Ben sigaramı içerken bu düşüncelere dalmıştım. O anda Busenin balkonun kapısından bana seslendiğini duydum. İçerisinin soğuduğunu ve içeri girmemi istiyordu artık. Sigaram sona erdiğinde içeri girmiştim ve benim girmemle birliktede Serdarla Busenin konuşmalarını duymuştum. Serdarlar gitmek için müsaade istiyordu. Sonrasında toparlandılar ve gece için teşekkür edip ayrıldılar bizden. Onların gitmeleriyle beraber karımla birbirimize iyi mi saldırmış olduğumızı anlatamam size hakikaten. Sanki yıllardır birbirimizi görmemiş gibiydik. O erkeksiz kalmış ben ise yıllardır kadınsız kalmış gibiydim. Sabaha kadar uç orgazmları en inanılmaz zevkleri yaşadık birlikte… Yatak odasına geçtiğimizde başucumuzdaki saate baktığımda ise 5 e geldiğini öğrenmiş oldum. Fakat o denli bitkin ve bitkindim ki gözlerimi kapattığım an uykuya dalmıştım… Bizim için unutulmaz ve eşi olmayan bir geceydi hakikaten…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sex hikayeleri seks hikayesi seks hikayeleri erotik hikayeler erotik hikaye 31 seks hikayeleri artvin escort porno hikayeleri sikiş hikayeleri türkçe sex uzun sex hikayeleri mersin escort mardin escort manisa escort kayseri escort bodrum escort kars escort artvin escort rize escort konya escort aydın escort antalya escort escort ankara kızılay escort ankara escort izmir escort antalya escort izmit escort sakarya escort istanbul escort bayan izmit escort bodrum escort konya escort ankara escort porno bodrum escort bursa escort bayan mavişehir eskortlar porno izle porno