Amcamın Kızını Siktim

Merhaba. ismim Ercüment. Ben bir özel hastane de çalışan doktorum. 45 yaşındayım, ama cinsel arzularım yaşıma göre hala çok iyi durumda haftada en az 10-12 defa boşalmaktayım. Maalesef eşimde ise aynı hissiyat yok. Çok durgun davranıyor. O zati pek sevmez sikişmeyi, kerhen yapardı. nihayet 4 senedir hiç vermemeye başladı, hem de yatağını da ayırdı. Ama benim cinsel arzularım sürek ettiği için, ya başkalarıyla beraber oluyor, Veyahut çok azgınsam ve o anda sikecek am bulamazsam 31 çekiyorum, ama her gün boşalıyorum.

Mesleğim gereği sık sık kurultay v.s. sebebiyle Veyahut başka işlerden Ötürü İstanbula giderim. Çoğu vakit otelde kalırım, ama arada sırada amcaoğlum Mevcut Altan, onlarda kalırım. Onu da eşini de çok severim. Altan 48 yaşında. Eşi Zeliha ise 38 yaşında, 1.60 boylarında, etine yeğni dolgun, çok sevimli, cıvıl cıvıl, yüzü de çok hoş bir bayan. Bir çocukları Mevcut. Her neyse, nihayet birkaç senedir Altanda şeker hastalığı, arkasından impotans oluştu. Daimi bu konuda dert yanar, çare arar ve hekim olduğumdan bana danışırdı. Ben de Ürologlara yönlendirdim. Ama nafile, bu yüzden Hadise organik olduğu için pek çözümü yok. Anladığım kadarıyla en az 2 senedir Altanda tık yoktu. Açıkçası gidip gelirken ve onlarda kalırken hiç karısının durumunu aklıma getirmemiş, onun bu konuda mağdur olacağını düşünmemiştim. Hem onlar benim çok sevdiğm akrabalarımdı. Zeliha beni çok sever, ‘Ercan abi’ der, sevimli bir şekilde sarılırdı her vakit. Bazan onlarda sabahlardım. Ticaretle uğraşan Altan sabah erken kalkar işine giderdi. Biz de sonradan Zeliha ve çocuğuyla uyanır, kahvaltı eder, ben sonra işime Veyahut toplantıma giderdim.

nihayet olarak Haziran ortalarında onlarda kaldım. Akşamdan sevinçli bir karşılama, Aş sohbet muhabbet, derken odalarımıza çekildik yattık. Aynı vakitte küçük çocukları da teyzelerine gitmiş 1 haftalığına. Sabah, hava sıcak olduğu için odaların kapısı Aleni, ben bir hıçkırma ve belli gayri muayyen bir iniltiyle uyandım. Bir henüz uyuyamadım, kalktım üzerimde şort ve ince bir tişortle salona geçtim. Altan çoktan işe gitmişti. TV’yi açıp, sesini çok kısarak, izleyip, kahvaltıya kadar vakit geçirme düşüncesiyle öylesine izlemeye başladım. Bir 20 dakika sonra Zeliha geldi salona, konfeti yeğni dağınık, gözleri şismiş, ama uykudan değil, belli ki ağlamış. Kısa bir gecelikle geldi, kanepede yanıma oturdu. Birbirimizi çok sevdiğimizden ve Aksi birşey düşünmediğimizden, Veyahut en azından ben öyle düşünmediğimden, teklifsiz otururduk böyle. O anda da benim aklımdan en küçük birşey geçmiyordu zati, severdim Zelihayı…

“Sen birşeye mi üzüldün? Ağlamışsın!” diye sordum. Gözleri doldu Gene. “Ercan abi, seni çok seviyorum, senden saklamayacağım, üstelik bir hekimsin, bu konuda içimi dökeceğim en Müsait kişisin, çok büyük bir sorunumuz Mevcut. Altanda sertleşme problemi Mevcut, nerdeyse tam 2 senedir hiç beraber olmadık. Doktora filan da gitti, hiç çözüm olmadı, cinsel uyarıcı hap kullandı, Gene çözüm yok. Doktorlar yalnızca penis proteziyle olabilir dediler, Altan da hiç yanaşmıyor. Ben de onu kırmayayım diye birşey demiyorum. Çaresiz…” diye konuştu ve sözün burasında başını eğdi, yüzü kızardı ve Gene bir hıçkırıkla gözlerinden yaşlar boşanmaya başladı, bir müddet escort sakarya sessiz kaldıktan sonra sesinin tonunu alçaltarak, “Çaresiz kendimle oynuyorum, öyle tatmin oluyorum. Ama çok gerildim artık, çocuğuma olur olmaz bağırıyorum, etrafımdakileri kırıyorum. Kendimle oynamak yetmiyor artık bana!” diyerek bacaklarını gövdesine çekti, top gibi toparlandı, kedi yavrusu gibi göğsüme sokuldu, ağlamaya başladı. Başını boynumla sağ omzum arasına göğsüme gömdü…

Bu tabloda Aniden içimi aşırı bir merhamet, şefkat ve savunma duyguları sardı. Küçük bir çocuk gibi ağlamasına dayanamadım ve sarılarak saçlarını tıpkı bir çocuğu sever gibi şefkatle okşamaya başladım ve “Merak etme, zamanla düzelir kimi şeyler…” gibi, kendimin de inanmadığı kimi sözler geveleyerek teselliye çalıştım. O fasıla başını hafifçe kaldırdı aşağıdan yüzüme baktı. fazla masum, çaresiz, utanmış ve istek karışımı, İhtiyar gözlerdeki bu bakışa dayanamadım, sağ elimin başparmağıyla gözlerindeki yaşları birer birer sildim. Sessiz sessiz ağlamaya sürek etti. O kadar merhamet ve şefkat doluydum ki, bu hoş gözler karşısında, dayanamadım dudaklarımı iki yanağına da hafifçe dokundurarak, yaşları tekrar sildim dudaklarımla ve halen aklımda birşey olmadan sıkı sıkıya sarıldım, “Geçecek, merak etme!” diyebildim.

O arada başını hafifçe Gene kaldırdı. Ama bana bakışları değişmişti adeta. soluk alışı hızlanmış, göğsü sık sık inip kalkmaya başlamıştı. Bunu farkettiğimde dikkatimi çekti, dekoltesi fazlaydı ve Kocaman memelerinin çatalı ve dekolteden taşan Kocaman yuvarlaklara başka bir gözle bakmış, ama Derhal toparlanmak istemiştim. O ise, “Teselli etmeye çalıştığın için teşekkür ederim.” diye konuştu ve sağ kulağım ve boynum çenem altına gömdü başını ve uzun bir öpücükle öptü, öylece kaldı bir müddet. Sonra Aniden boynumu, çenemi ve yüzümü, sık sık ve çok fazla çabuk çabuk öpmeye başladı. Memeleri henüz hızlı inip kalkıyor ve onları göğsüme bastırıyordu. fazla Katı, taş gibi olduklarını farkettim. Bende de Aniden duygular şefkatle istek arasında karışım göstermeye başlamıştı. Öpmeler çoğaldı ve dudaklarıma da dokunmaya başaldı. henüz da ileri gittikçe alt dudağımı kaptı ve hırsla emmeye, kendini bana henüz çok bastırmaya başladı…

Beynim (Ne oluyor?) diyordu, ama sikim bu suale çoktan yanıt vermişti bile. Zeliha da bunu anlamak ve şöyle bir yoklamak için şortumun üzerinden sikime dokundu ve sertliğinden, beynim değilse bile bedenimin cevapsız kalmadığını anladı. Beni yavaşça sırtüstü devirdi kanepeye, dudaklarımı somuruyordu artık. Dilini soktu ağzıma, Evvel dişlerimi yaladı, dişlerimin dibinde gezdirdi dilini, sonra hırsla ve açlıkla dişlerimi araladı, dilini dilimle buluşturdu ve dilimi yakalayıp emmeye, şiddetle emmeye başladı. Aynı vakitte elini şortumdan içeri kaydırmış, sikimi kavramıştı, sıkıp sıkıp bırakıyordu. Kendisi de üzerimde memeleriyle göğsümü ezerken, sıyrılmış kısa geceliğinin altından külotlu amını bacağıma şiddetle bastırıp sürtüyor, Aynı vakitte sabah duyduğum iniltinin aynısıyla ıhlıyordu. Bacağım külotundan dışarı taşan ıslaklığıyla ıslanmıştı. Hırsla ve hızla tişörtümü sıyırdı, ben de başımı oynatarak yardım ettim çıkarıp attı. Boynuma, ordan göğsüme indi, öpüyor, yalıyor ve emiyordu. Meme uçlarıma geldi, ıhlayarak şap şap seslerle emiyor, ısırıyor ve yalıyordu. Ben de Çılgın oldum, alttan sikimi bastırıyorum, o da amını sürtüyordu.

“Çıkart geceliğini!” dedim. Gene hırsla ve bir çırpıda geceliğini çıkarıp attı. Sütyen yoktu zati. Tanrım, ne hoş memelerdi, hiç doğurmamış gibi, Kocaman, Katı ve uçları yukarı bakıyor. Başımın altına bir yastık koyarak sırtımın ve başımın yeğni doğrulmasını sağladı ve memelerini ağzıma dayadı, “Em ne olursun!” diye konuştu kısık inleyen sesle. “Em!” diye konuştu. Yumuldum, memesinin ucunu vakumlayarak ağzıma alıyor, bütün gücümle emiyor, yalnızca meme ucunu değil, memesinden de büyükçe bir bölümü boğazıma kadar somuruyordum. Aynı vakitte başka taş gibi memeyi de elimle sıkıyor, yoğuruyordum. Sonra ağzımdan çıkarıp, bu Defa başka memeyi aynen vakumluyordum. İnlemeleri kısa kısa, ama çok isterik çığlıklara dönmüştü artık. “Ercan abi abim benim… Ne olur 2 yıllık hasretimi dindir, açlığımı gider, doyur beni ne olur, ne olur!” diye inliyor, bir yandan da gözyaşlarını akıtmaya sürek ediyordu…

Altında yalnızca külot vardı, ama işemiş gibi sırılsıklamdı. Memelerimi bir henüz öpüp yalamaya başlayarak henüz aşağılara indi, göbeğime geldi, yalayıp içini dilledi, sonra diliyle aşağılara indi, şortumla boxerimi az indirdi. Herşeyi, bütün açlığını gidermek istercesine yavaş yavaş, ama her zerresinden tad alarak yapıyordu. Sikimin köküne ulaştı, oraları yaladı. Sonra şortumla boxerimi beraber yavaş yavaş sikimin her açılan yerini yalayarak çıkarttı. En nihayetinde sikim fırlayarak tavanı göstermeye başladı. Zeliha şöyle bir doğruldu, istek, beğeni ve şaşkınlık karışımı bir ifadeyle sikimin başını iki eli arasına alarak 4-5 saniye hayranlıkla baktı ve “Bu… bu… bu çok büyük ve çok güzelll! Altanınkinden iri! Hepsinden ehemmiyetlisi dipdiri…” diye konuştu. Sonra eğilip yavaşça öptü, yüzüne sürmeye, tapınırcasına sevmeye başladı. Dudaklarına, yüzüne sürüyor, oradan aşağı memelerine götürüyor, onlara sürüyor, bir birinin bir diğerinin ucuyla okşuyordu…

Sonra sikimi kaptı Aniden ve başını emmeye, “Mmmmm!” diye sesler çıkarmaya başladı. Eli de külotunun üzerinden amını okşuyordu. Yavaş yavaş derken henüz da ilerledi ve ağzına sikimin tamamını aldı, başını ileri Arka oynatarak vakumluyordu. Ben artık tahammülün nihayet noktasındaydım, omzundan hafifçe ittim ve “Her Lahza gelebilirim!” dedim. Ağzından çıkarmadı ve patla der gibi suratıma baktı. Ben de, “Ooohhh!” diye hırıltılı bir bağırmayla boşalttım bütün döllerimi ağzına. Ağzından hiç çıkartmadı, nihayet titremelerime kadar hem emdi, hem yuttu. Öyleki sikim ağzında ileri Arka girip çıkarken bir döl kırıntısı bile görünmüyordu. Kasılmalarım en nihayet bittikten sonra da 15-20 saniye henüz emdi ve sikimi yalayarak ağzından çıkardı. Ama sikim halen sertti. “Ay inanmıyorum, halen taş gibi!” diye konuştu. Ben de, “Canımm, çok süperdi, ama sen henüz açsın, şimdi ben senin tatlını yalayayım hadi!” dedim. “Evetttt!” diye konuştu, külotunu çekip attı ve Derhal amını ağzıma dayadı. Dizleri Arka kıvrık, bizzat de geriye yaylanmış durumda amını ağzıma bastırıyor, ben de bu muhteşem etli amcığı somuruyordum…

zati azmış olan Zeliha Derhal kasılarak ve kasıklarıyla ağzıma kerkinerek, kısa kısa vuruşlarla, “Buuu, işte buuu!” diyerek boşalmaya başladı. Ağzım ve çenem amının suyuyla, bal kasesine daldırmış gibi sısrılsıklam ve vıcık vıcık oldu. Kasılma ve titremeleri geçince Zeliha dudaklarıma yumuldu ve ağzımdaki bu en ballı sıvıyı, ağzımı emerek yaladı, yuttu ve “Ohhh, amımın tadı da çok güzelmiş!” diye konuştu. Sonra yavaşça koluma, omzum hizasından yattı ve dinlenmeye koyuldu. Aynı vakitte parmaklarının sırtıyla yeğni hafif göğsüme, oradan sikime kadar sürterek okşuyordu. “Teşekkür ederim Ercan abiciğimmm! İnan iki senedir yarak yüzü görmedim. Çaresiz ve birdaha olamayacağını öğrendikten sonra hep bizzat kendimi tatmin ettim ve biliyormusun, Biricik objem hep sendin. sebep bilmiyorum ama, senden başkasını düşünmedim bile. Bu sabah bile sen içerde yatarken seni düş, imaj edip, sağ elimin mukaddes iki parmağıyla amımı parmaklayarak, adeta senin bu hoş sikinmiş gibi boşaldım. Ama inan hayallerimde bile sikin bu kadar büyük değildi!” diye konuştu.

Ben de, “İnan ki Zeliha, sen ateşlenene kadar hiç böyle birşey düşünmemiştim, bir anda oldu…” dedim. Göğsüme doğru yeğni doğrularak, korkmuş, utanmış, kırgın ve düş, imaj kırıklığı karışımıyla, hepsinden ehemmiyetlisi yarım saat önceki o mahzun anlamla yüzüme bakarak, “Üzgün müsün, pişman mısın yoksa?” diye konuştu. “Hayııır!” diye bağırdım, “Hayır, hayır! size Ant ederim, hiç bu kadar hoş seks yaşamamıştım!” dedim. Yüzüne bu Defa hoşnut, Mesut ve muzaffer bir anlam yayıldı ve “Daha ne yaptık ki!” diye konuştu. Başını aşağı eğip sikime baktı ve eline alarak, “Tanrım yaa inanamıyorum, hiç yumuşamadı bu!” diye konuştu. Ben de elimi onun daracaık amcığına attım. Amcığı çok güzeldi Aynı vakitte, tam sevdiğim türden, etli Dahil dudakları ve küçük parmağımın ilk boğumu kadar olan bızırı pespembe ve şişmiş Hariç dudakların arasından dışarıya fırlamış kabarmış ve sulu bir reçel kıvamındaki am suyuyla vıcık vıcık olmuştu. Daracık diyorum, bu yüzden bir parmağım bile zor sığıyordu Hemen hemen. Doğumunu sezeryanla yapmıştı zati ve 2 senedir da parmakları dışında hiçbirşey sokmamıştı bu amcığa…

Zeliha sikimi biraz yalayarak, “Bu hoş şeyi içimde istiyorum, Derhal şimdi! Sen hiç birşeye karışma, o kadar açım ki, seni ben sikeceğim! Sen yalnızca aynen böyle yatmaya sürek et!” diye konuştu. Yavaşça yanımdan sıyrıldı, sağ bacağımın yanındaki sol bacağının üzerine yüklenerek sağ bacağını cet binecek gibi üzerimden aşırdı ve doğruldu, sikimi tuttu, alttan o etli, o ballanmış amının dudaklarına sikimin başını 10-15 saniye sürdü. Bu anda bile titriyor, “Offffff!” diye sesler çıkarıyordu. Sonra yavaş yavaş, milim milim sikime oturmaya başladı. Amcığı harbiden çok sıkıydı, ama vıcık vıcık ballı olduğu için sımsıkı da olsa canını yakmadan muhteşem his uyandırarak giriyordu. “Offffff, bu çok kalııınnn!” diye bağırdıktan sonra, “Ama çok güzeeeelllll!” diye inledi. Tam dibine kadar oturunca, sikim amının rahim ağzı kısmına dokundu. “Offfff, bunu Altanda önceden hiç hissetmemiştim! Aman Tanrım, ne muteşem bir his buuu!” diye konuştu ve 10-15 saniye öylece bekledi. Üstüme oturmuş, amı sikimi sımsıkı sarmış, elleri göğsümde dikilmiş durumda, amının kasları refleks olarak kasılıp gevşiyor nabız gibi atıyordu…

“Tanrım, sonsuza kadar sürsün buuu!” diye inledi, sonra yeğni hafif inip çıkmaya başladı. Önceleri yavaş yavaş, sonra gittikçe tempoyu artırdı. Oturup kalkıyor, inlemeleri artıyor, Aynı vakitte göğüslerimde olan elleri istemsizce ama çok kuvvetle sıkıyordu. Oturup kalktıkça o muhteşem güzellikteki memeleri çok hoş salınımlarla sallanıyordu. Ben hiç Devinim etmiyor, yalnızca memelerini sıkıyordum. Zeliha inleyerek kasıklarımı dövüyor, götünün kanatları taşaklarıma vurdukça şap şap sesler çıkıyordu. Biraz canım acıyordu, ama aldığım zevkten Ötürü aldırmıyordum. Gittikçe hızlandı, çılgınlaştı, “Sik beni Ercan abi, sikk, nolur sik henüz, siiikkk!” diye bağıra bağıra kasılmaya ve titremeye başladı, öylece göğsüme kapaklandı. Amı halen kasılıp duruyordu. Rahatlayana kadar 2 dakika kadar yattı öylece. Ben de bir yandan saçlarını, bir yandan yeğni hafif sırtını ve kalçalarını okşuyordum…

sebep sonra Zeliha farketti sikimin içinde halen semsert durduğumu ve boşalmamış olduğumu. “Aman Tanrım, yaa bugün bütün mutsuzluğum sınırsız bir mutluluğa dönüştü, ama özdeş vakitte şaşkınlıklar yaşıyorum, bu ne sendeki Ercan abi? Bu inmez mi hiç? Altanın performansı bilinen, ama hiçbir arkadaşımda böyle birşey duymadım bile! Utandım şimdi, seni boşaltamadım!” diye konuştu. “Yok, boşver. Biliyorsun ağzına çabuk geldim, ama boşalınca böyle oldu. Boşaltırsın merak etme… Hadi pozisyon değiştirelim!” dedim. Üstümden kalktığında amından çıkan sikim onun ballı sıvılarıyla bulaşmış ve parlaktı. “Domal!” dedim. “Olmaz, korkarım…” diye konuştu. “Yok, götünü sikmeyeceğim, amından yine!” deyince diz dirsek pozisyonu aldı. Aman Tanrım böyle hoş kalçalar olmazdı. İnanılmaz güzellikte yuvarlaklardı ve arasındaki göt deliği anca bir kurşun kalemin ucu girecek kadardı. zati kıyamazdınız oraya sokmaya. ama domalmış pozisyonda arkadan fırlamış amının da görünüşü inanılmazdı…

Sikimi elime aldım ve başını 8-10 kere amının dudakları arasında sürttüm. Gene ıhlamaya başlamıştı. Yavaşça yüklenmeye başladım. Yavaş yavaş girdi sikim amına ve kasıklarım tam kalçalarına yapıştı. “Offff! İşte buna bayılıyorum, o kalın damarlı yarağını amımın duvarlarının her milimetrekeresinde hissediyorum ve Gene rahmime dayandı sikin. Ohhhhhh!” diye inledi. Yavaş yavaş girip çıkmaya başladım ve hep yavaş tempoda gir-çık yapmaya sürek ettim. Zelihanın inlemeleri hızlanıp çığlıklara dönüştü Gene, “Ooggghhhh, ırrgggghhh!” diye hırıltılı bir çözüm, durum aldı, “Pompala erkeğimm, sikicimmmm, sikkk, sokkkk, hızlı pompalaaaaaa, Katı vur bebeğim, vur vur vur…” diye bağırıyordu. O kadar azgınlaştı ki, hızlı vuruşlarım yetmedi, kendisi de götünü kasıklarıma vurmaya başladı. Amına girip çıkan sikimin çıkardığı vıck vıck sesleri, sakarya escort bayan kasıklarıma ve taşaklarıma vuran kalça ve kasıklarının şap şap seslerine karışıyor, ikimizi de azdırıyordu…

Nerdeyse 20 dakika olmuştu. Ta ilk sikmeye başlayalı beri o bir Defa boşalmış, ben henüz boşalmamıştım, “Artık patlamak üzereyim, çıkacağım!” dedim. “Hayırrrr!” diye inledi histerik bir şekilde, “Sakın çıkmaaa, içime akıtt, umrumda değil hiçbirşey, boşal, patlat, bütün dölünü akıt içime!” diye konuştu. “Hadi o vakit beraber olsun!” dedim. “Evettt beraber olacak, zati ben geliyoruuuum!” derken, ben de artık dayanma noktamın sonuna gelmiştim, ben de hırıldayarak ve bağırarak patlattım. Zeliha kasılma ve histerik titremelerle yüzükoyun kapanmış ve “Iıııııghhhh!” diye bağırırken, ben amına doldurdum bütün döllerimi. İkimiz de nihayet kasılmaları yaşarken ter içinde kalmıştık. Sık sık soluyarak öylece ben de kapaklandım üstüne. Zeliha altımda, “Tanrım yaaa böyle ölmek istiyorum!” diye inliyordu, sikim içinde yavaş yavaş küçülürken. Aynı vakitte ben onun ensesine sırtına öpücükler yağdırıyor, o da benim ellerimi öpüyordu. Döllerim ve onun sevi sıvıları kanepeye akmış küçük bir gölcük olmuştu.

Yavaşça çıktım içinden, kalçalarına öpücük kondurdum. Zeliha döndü kanepede oturdu. Sikimi tutup, memnuniyetini gösteren öpücüğünü sikime konduruyor, “Teşekkür ederim, teşekkür ederim, teşekkür ederim!” diye inliyordu halen…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sex hikayeleri seks hikayesi seks hikayeleri erotik hikayeler erotik hikaye 31 seks hikayeleri artvin escort porno hikayeleri sikiş hikayeleri türkçe sex uzun sex hikayeleri mersin escort mardin escort manisa escort kayseri escort kars escort rize escort konya escort aydın escort antalya escort ankara escort escort ankara kızılay escort ankara escort bayan izmir escort antalya escort izmit escort izmit escort sakarya escort